<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>The first blog : The first blog</title>
		<link>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1.htm</link>
		<description>Your first blog 
</description>
		<lastBuildDate>Sat, 05 Jul 2008 23:33:35 GMT</lastBuildDate>
		<ttl>10</ttl>
		<image>
			<title>The first blog : The first blog</title>
			<url></url>
			<link>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1.htm</link>
		</image>
	<item>
		<title>TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-06-29T01:56:25Z</pubDate>
		<description>&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;text&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;avatar&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.netlog.com/clan/BTP/member/member=profdrhaydarbas&quot; title=&quot;profdrhaydarbas üyeler sayfasını gör.&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://tr.netlogstatic.com//p/tt/021/751/21751951.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;font color=&quot;#95000e&quot;&gt; &lt;/font&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.netlog.com/clan/BTP/member/member=profdrhaydarbas&quot; title=&quot;profdrhaydarbas üyeler sayfasını gör.&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#95000e&quot;&gt; &lt;/font&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class=&quot;body smiley&quot;&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, &lt;a href=&quot;http://tr.netlog.com/go/out/url=-aHR0cDovL3d3dy5idHAub3JnLnRyLw__&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#95000e&quot;&gt;http://www.btp.org.tr/&lt;/font&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her bakımdan tıkanmış olan Türkiye&amp;#8217;de &amp;#8220;alternatif yok&amp;#8221; yaygarasının çözümün gerçek adresini örtmek için bir saptırmaca olduğunu belirterek, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8220;Gelin el ele verelim, bakınız Türkiye nasıl kurtuluyor!&amp;#8221; dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tüm dünyanın krizle çalkalandığı bir dönemde gündeme getirdiği Milli Ekonomi Modeli&amp;#8217;ne, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8220;Ekonominin ve Sosyal Devlet&amp;#8217;in kitabını yazdım ve dedim ki; ey dünya, ilim dünyası alın, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunu okuyun, yanlışım varsa yüzüme çarpın&amp;#8230; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya ne gerekiyorsa onu yapın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yanlış yoksa, bunu delikanlı gibi de söyleyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya, eser ve projelerimi didik didik etti, irdeledi ve sonunda kararını verdi; bu model, değil Türkiye&amp;#8217;yi, dünyayı kurtarır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilim adamları, Milli Ekonomi Modeli&amp;#8217;ni baştacı yaptı. İşte çözüm bu... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapalım Türkiye&amp;#8217;nin batmaktan ve çöküşten başka alternatifi yok diyenlere tekrar hatırlatıyorum; Türkiye&amp;#8217;nin alternatifi var, o da BTP&amp;#8217;dir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyayı da ayağa kaldıracak modelimiz var; o da Milli Ekonomi Modeli&amp;#8217;dir. Dünya bunu konuşuyor, bilim adamları bunu söylüyor&amp;#8221; sözleriyle dikkat çekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya tıkandı, mevcut sistemler çöktü diyen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, &amp;#8220;Hem Türk ekonomisini düze çıkartacak, hem de dünya ekonomisine yön verecek tek çözüm milli ekonomi modelidir&amp;#8221; dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapitalizm arapsaçı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Baş dünyanın dört bir yanından uluslararası Milli Ekonomi Modeli kongrelerine katılan bilim adamlarının tezle ilgili değerlendirmelerini hatırlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı şunları söyledi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8220;Ne dediler biliyor musunuz? Rus bilim adamı Lisichkin diyor ki, &amp;#8216;biz böyle bir sistemin bizden çıkacağını bekliyorduk. Böyle bir tezin bize ait olacağını bekliyorduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef bu sizlerden çıktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz buna da razıyız&amp;#8217;. Başka ne diyorlar? &amp;#8216;Bu eser bir dâhinin eseridir&amp;#8230;&amp;#8217; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupalısı bunu söylüyor. Amerikan profesörü bunu diyor.&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik çıkmaza giren dünyada mevcut kapitalist ve komünist sistemin artık çöktüğünü belirten BTP Genel Başkanı şunları söyledi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8220;Dünyayı kıvrandıran bu liberal&amp;#8211;kapitalist ekonomi anlayışı&amp;#8230; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların hepsi hikâye&amp;#8230; Bunlar sistem değil ki; arapsaçı. Kimsenin bir şey anladığı yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturdum, ben bunu tek tek neresi doğru, neresi yanlış tespit ettim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben böyle bir tez yazdım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahu iki tane harfi yanyana getiremeyen adamları siz bu ülkede başbakan yaptınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaya diz çöktüren adama sırtınızı döndünüz; sanki ondan intikam aldınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman da olan milletimize oldu, devletimize oldu. Yazıklar olsun deme hakkına sahip değil miyim?&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alternatif BTP &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye&amp;#8217;de alternatif yok şeklinde dile getirilen görüşlere de tepki gösterdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Baş şunları söyledi: &amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;nin önü tıkalıymış, alternatifi yokmuş, bilmem ne?! Safsataya bak&amp;#8230; Çözümün gerçek adresini örtmek için uydurulmuş safsata. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları uyduranları ben talebe yapmam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vallahi talebe yapmam. Kimdir onlar? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan ülkeni, insanını, devletini, askerini ve milletini Amerika&amp;#8217;ya, Avrupa&amp;#8217;ya peşkeş çekeceksin, beslediğin medya senin namına boyuna propagandanı yapacak, sen de adamım diye, delikanlıyım diye gezeceksin&amp;#8230; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna kargalar bile güler.&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milletin ve devletin sıkıntılarına son vermenin yine milletin elinde ve azminde olduğunun altını çizen BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, &amp;#8220;Türkiye, kabul etsek de etmesek de, bir noktaya geldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılım istiyor. Bu açılım, Bağımsız Türkiye Partisi&amp;#8217;nin dışındaki bir hareketle mümkün değil&amp;#8230; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye&amp;#8217;nin tek alternatifi var; o da BTP&amp;#8217;dir, Milli Ekonomi Modeli&amp;#8217;dir, Sosyal Devlet projelerimizdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin elele verelim. Milletin ve devletin bu sıkıntısına son verelim bu sizin elinizde, milletimizin elinde ve azminde. Gelin elele verelim, devlet ve milletimizin nasıl şahlandığını hep beraber görelim. Gelin el ele verelim, bakınız Türkiye nasıl kurtuluyor&amp;#8221; dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://tr.netlog.com/go/out/url=-aHR0cDovL3d3dy5taWxsaWVrb25vbWltb2RlbGkuY29t&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#95000e&quot;&gt;www.milliekonomimodeli.com&lt;/font&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;blog clearfix&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;hr /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/TAM-BADIMSIZ-TURKYYE-YCYN-BADIMSIZ-TURKYYE-PARTYSY-b1-p59178.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>ABD 1929 EKONOMİK BUHRANINA DÖNDÜ</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-06-29T01:55:10Z</pubDate>
		<description>&lt;div class=&quot;text&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;post-body entry-content&quot;&gt;&lt;br /&gt;ABD 1929&#039;dan beri böyle haziran görmedi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dow Jones endeksi 1929 yılında yaşanan Büyük Buhran&#039;dan sonra en kötü haziran ayı performansını sergiledi. Önceki gün Citigroup, dün de Merrill Lynch&#039;in zarar edeceği söylentileri endeksi 2 yıl geriye götürdü.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası borsalarda sular durulmuyor. Önceki gün finans sektöründe zararların artacağına yönelik endişelerle keskin düşüşler yaşayan dünya borsaları dün de artan enflasyon riski, 142 doları da aşan ABD ham petrol fiyatları ve bankaların ikinci çeyrekte açıklayacağı zararların artacağı kaygısıyla değer kaybetti. ABD&#039;li Dow Jones endeksi 1929 yılında yaşanan &#039;Büyük Buhran&#039;dan beri en kötü haziran ayı performansını sergilerken, Avrupa ve Asya borsaları da 2008 yılının ilk yarısında son 16 yılın en kötü günlerini geçiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇİN BORSASI % 5.5 DÜŞTÜ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası piyasaları etkisi altına alan finans krizinin başladığı temmuz ayından beri en çok değer kaybeden borsa yüzde 35.59&#039;luk kayıpla İMKB-100 endeksi olurken, Çin&#039;in Shenzen endeksi ise yüzde 43.39&#039;luk düşüşle 2008 yılında en çok değer kaybeden borsa oldu. Krizde ABD&#039;li Dow Jones endeksi yüzde 17 gerilerken, ABD&#039;li teknoloji endeksi Nasdaq da yüzde 13.83 değer kaybetti. Londra Borsası ise aynı dönemde yüzde 16.7 geriledi. Önceki gün ABD borsalarının yüzde 3&#039;ten fazla düşmesi ardından Asya borsaları düne panikle başlarken, Çin&#039;in Hang Seng endeksi yüzde 5.3 geriledi. Japon Nikkei endeksi de ABD borsalarındaki düşüşe ve yüzde 1.5&#039;e yükselen son 10 yılın en yüksek mayıs ayı enflasyonu ile yüzde 2 değer kaybetti. Avrupa borsaları güne ekside başlarken, petrol fiyatlarının 142.26 dolara kadar yükselmesi ile kayıplarını artıran dünya borsaları, ABD&#039;den gelen kişisel gelirlerin yüzde 1.9 oranında arttığını gösteren veri ve ABD&#039;li yatırım bankası Merrill Lynch&#039;in ikinci çeyrekte 5 milyar dolar daha zarar yazacağı söylentileri ile dalgalı bir seyir izledi. Özellikle 142 doları aşan petrolün ivmesiyle enerji hisselerindeki yükseliş ise Avrupa borsalarının kayıplarını azalttı ve Avrupa borsaları ortalama yüzde 0.5 düşüşle haftayı kapattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alıntı:Sabah Gazetesi.....TUNALIM... &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/ABD-1929-EKONOMYK-BUHRANINA-DONDU-b1-p59176.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>GELİN BİR ve BERABER OLALIM...</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-06-05T11:32:34Z</pubDate>
		<description>&lt;div class=&quot;post hentry&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;post-body entry-content&quot;&gt;&lt;br /&gt;5000 yıllık tarihiyle, 1400 yıllık Türk-İslam Medeniyeti ile ve 82 yıllık Cumhuriyet birikimiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti, Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği en tarihi ve stratejik bölgede yer almaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasi, ekonomik ve sosyal çatışmaların merkezinde ve hedefinde olduğu halde, tarihinden ve inancından aldığı güçle dimdik ayaktadır ve aynı zamanda tüm Türk-İslam dünyasının ve dünyanın mazlum milletlerinin son umududur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var olduğu günden bu yana Türk Milleti, kendisini yükselten ve yücelten tarihi misyonuna sahip çıktığı dönemlerde insanlığa adaleti ve insan haklarını doya doya yaşatmış, teknolojiyi ve medeniyeti öğretmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. yüzyıl Ulusal Egemenlik kavramının değiştiği bir yüzyıldır. Nitekim küreselleşmenin ideologlarından John Naisbitt şu yaklaşımı sergiliyor: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8220;Büyük şirketlerin özerk ve küçük ünitelere bölünerek, daha iyi çalışabileceklerini görüyoruz. Aynı durum, ülkeler için de geçerlidir. Eğer dünyayı tek pazarlı bir dünya haline getireceksek, parçaları küçük olmalı&amp;#8230;&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asırlar boyu sinsi bir şekilde yürütülen siyasi,kültürel ve sosyal faaliyetlerin sonucunda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelen Milletimiz, verdiği İstiklal Savaşı neticesinde Mustafa Kemal Atatürk&#039;ün önderliğinde Kuvay-ı Milliye ruhu ile kendine dönmüş, bağımsızlığına kavuşmuş ve özgürlük mücadelesi veren milletlere örnek olmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk, 1 Mart 1922&amp;#8217;de yaptığı Meclis açılış konuşmasında şöyle diyordu: &amp;#8220;Her şeyden önce milli amacımız olan bağımsızlığımızı sağlamaya ulaşmaktan başka bir şey düşünemeyiz. Bu nedenle de bizce önemli olan mali gücümüzün, bu sonucu sağlamaya yeterli olup olmayacağıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Memleketimizin gelir kaynakları, milli davamızın güvenle sonuçlandırılmasına yeterlidir. Yoksunluklar içinde olsa da milli gücümüz, bugüne kadar olduğu gibi, dış devletlerden borç almadan memleketi yönetecek ve amacına ulaştırabilecektir.&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal, yeni kurulan devletin &amp;#8220;tam bağımsız&amp;#8221; olabilmesi için &amp;#8220;ekonomik bağımsızlığın&amp;#8221; şart olduğunu özellikle vurgulamış, kapitülasyonları kaldırmıştır. 1923&#039;te İzmir&#039;de İktisat Kongresi düzenleyerek Milli ekonomiyi canlandırmaya çalışmıştır. Kongrede, &amp;#8220;ulusal bağımsızlık ilkesi&amp;#8221;nden kesinlikle vazgeçilmeyeceği ve bu ilke içinde kalkınmanın gerçekleştirileceği kararlaştırılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bağımsızlık ile kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomi arasında direkt bir bağ vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletimizin kurucusu Atatürk&#039;ün döneminde, yani 1938&#039;e kadar çeşitli sahalarda kalkınma plan ve projeleri uygulanmış ve çok büyük başarılar elde edilmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde kalkınmada uygulanan Milli Model ile ülkemiz Belçika&amp;#8217;ya uçak ihraç edecek seviyeye ulaşmıştır. Fakat Atatürk&#039;ten sonra ülke tekrar siyasi, kültürel, ekonomik vs. topyekün bir kuşatma altına alınmış; Batılı devletler, Mustafa Kemal döneminde hayata geçiremedikleri SEVR projesini AB ve IMF yoluyla gerçekleştirmeye başlamışlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslar arası şirketlerin devletimizin bütçesine yön verdiği IMF ve Dünya Bankası kıskacında ülkemizin kaynaklarının ve her türlü imkanlarının kullanıldığı, özelleştirmenin, KİT&amp;#8217;lerin satışının, Uluslar arası Tahkim&amp;#8217;in, tahdit kanunlarının ve AB&amp;#8217;ye uyum adı altında çıkarların yasaların hayata geçirildiği bir süreçte Türkiye, hakikatte &amp;#8220;bu küçük parçalara ayrılma projesi&amp;#8221;ni yaşamaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik bağımsızlığın, devletlerin bağımsızlığında gün geçtikçe daha belirleyici bir esasa dönüştüğü bir dünyada yaşıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu topraklarının altında kefensiz yatan sayısız şüheda ecdadımızın kemiklerinin sızlatıldığından dolayı rahatsız olanlar ve uykuları kaçanlar bir daha düşünün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu topraklarının içine saklanmış, ilahi kudret tarafından yerleştirilmiş olan eşsiz maden yataklarımızın,milli hazinelerimizin kapılarının; Müslüman Türk milletine kapatılmasından, bu milletlin ve bu vatanın düşmanlarına ardına kadar açılmasından ötürü rahatsız olup uykularını terk edenleri sağ duyulu olmaya davet ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bu eşsiz güzellikler ve özellikler taşıyan,cennet vatanımızın sahiplerinin, çilekeş vatandaşlarımızın emeklerinin ve alın terlerinin toplanıp haçlılara peşkeş çekilmesinden ötürü acı ile kıvranan vatanperverleri bir daha aklı selimle düşünmeye davet ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatanperver vatandaşlarımızın vatan namustur satılmaz feryadına rağmen, vatan topraklarının altındaki madenleri ile birlikte, altındaki şehit mezarları ile birlikte ecnebilere satılmasından ötürü vicdan azabı çekenler,çaresizlik içinde kıvrananlar, vatan namustur satılmaz ilkesinde ısrar edenler,bir de Prof Dr. Haydar Baş beyi dinlemeye gayret edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatan için,bayrak için, sonraki nesillerin istiklalini temin için canlarını ve kanlarını sebil eden şehitlerimiz hakkında kelle ifadesini kullanmaktan utanmayanların,sıkılmayanların defterlerini dürmek isteyenleri BTP saflarına davet ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek katiline sayın diyerek ve şehitlerimize de kelle diyerek bütün bir milletimizin bağrında derin yaralar açtığı halde hala ortalarda yalancı doktor edasıyla dolaşanlara, sandık başında sayın baylar güle güle demek için Prof.Dr. Haydar Baş&#039;ın liderliğinde dalgalanan BTP bayrağı altında toplanmaya davet ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minareler süngü kubbeler miğfer şeklinde şiir okuyarak kahraman olup milletin oylarını aldıktan sonra, altı buçuk yıllık iktidarı süresince misyonerlerin ve misyonerliğin önünü açanlara, dinler bahçesi adı altında kurdele kesenlere,haçlıların isteği doğrultusunda düzenlemelerle on binlerce kilise açanlara sandık başında hesap sormak isteyenleri saflarımıza davet ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bin yıldır bu topraklarda tevhid bayrağını dalgalandıran Müslüman Türk milletinin oyları ile iktidar koltuğuna oturduktan sonra,bu milletin inanç sistemi ile oynayanları,tevhid cümlesinden Muhammedürresulüllah kısmını silenleri,attıkları her adımla bu milleti haçlı limanına biraz daha yaklaştıranları yüksek sesle protesto etmek isteyenler,bu kötü gidişattan ötürü uykuları kaçanlar bize buyurun. Bebek katiline sayın şehitlerimize kelle denilmesinden rahatsız iseniz bize buyurun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vatan topraklarımızın bağrındaki şehit mezarları ile birlikte vatan düşmanlarına satılmasında ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emeğimizin,alın terimizin,servet ve sermayemizin haçlı siyonist tefecilerin elinde heba edilmesinden ve ettirilmesinden dolayı vicdan azabı çekiyorsanız bize buyurun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ecdat yadigarı camilerimiz,medreselerimiz dökülürken bizim paramızla kiliselerin tamir ettirilmesinden ve hayırlı olsun denilerek hizmete açılmasından ötürü uykunuz kaçıyorsa bize buyurun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müslüman Türk çocuklarının on iki yaşından önce Kur-an&#039;la temasını yasaklayan yasa devam ettirildiği halde yine Müslüman Türk çocuklarının üç yaşından itibaren kiliselere,papazların kucağına taşınmasından rahatsız olanlar,uykusu kaçanlar bize buyurun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP iktidarı altı buçuk yıldır AB ye girmek uğruna, onlardan gelen her talimatı milletimize dayattı,verilmedik taviz,satılmadık kurum bırakmadı, buna rağmen bir elli sene daha bekle talimatını aldı ve oturdu.AB nin ellinci yıl dönümü programına bile çağrılmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP iktidarı teslimiyetçi ve tavizkar haliyle AB kapılarında kör topal yürümeye çalışırken,BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş,AB nin lokomotif ülkelerinden Almanya&#039;da,tüm Avrupa üniversitelerinden gelen ilim adamlarına elini öptürdü.Tamamı profösör olan katılımcılar iki gün boyunca sayın Haydar Baş&#039;ın Milli Ekonomi Modeli tezinin orjinalliğini,tüm ülkeler için bir çare bir çıkış formulü sunduğunu anlata anlata bitiremediler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha mecliste dahi olmayan bir partinin lideri olarak Avrupanın ilim çevrelerine elini öptüren Haydar Baş&#039;ın yarın iktidar olunca neler yapabileceğini varın siz hesap edin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu topraklarını altında yatan yer altı zenginliklerini haçlı tefeciler değil,yabancı şirketler değil, yine bu ülkenin insanı Müslüman Türk milleti kullanmalıdır diyen, Vatandaşlık maaşı vadeden, Ev hanımlarına işçi statüsü kazandırıp emeklilik vadeden, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınavsız üniversite ve okuyan her çocuğa eğitim bursu vadeden, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekarlara faizsiz evlilik kredisi vadeden, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet babadır ya vatandaşına iş bulur ya da aşını verir ilkesi doğrultusunda projeler geliştiren, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köylü ve çiftçi gerçekten efendi olacak ve bizim iktidarımızda altın çağını yaşayacak diyen BTP iktidarında buluşmak üzere Saygılarımla ..TUNALIM...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!.. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/GELYN-BYR-ve-BERABER-OLALIM-b1-p13223.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>80 YIL SONRA AYNI NOKTAYA MI GELDİK ?...</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-06-03T23:40:58Z</pubDate>
		<description>&lt;h2&gt;&#039;&#039;Bu vatan bizimdir,bizim kalacaktır.&#039;&#039; &lt;span style=&quot;font-family: Lucida Console&quot;&gt;&lt;a href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/aksamgunesi69_66zx5xl[1].gif&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://img295.imageshack.us/img295/9559/eyturkogluanimema5ip0.gif&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;text&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#008080&quot;&gt;Geçmişten günümüze değişen hiçbir şey yok!..Ahh bir ibret alabilsek !...&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8216;Mütareke&amp;#8217; döneminin önde gelen işbirlikçi &amp;#8216;devlet adamları&amp;#8217;, &amp;#8216;sivil toplum kuruluşları&amp;#8217;, &amp;#8216;aydınlar&amp;#8217; ve &amp;#8216;din görevlileri&amp;#8217;, Anadolu&amp;#8217;da direniş mücadelesi başlatan &amp;#8216;Kuva-yı Milliyetçi&amp;#8217; vatanseverleri mahkum etmek için adeta seferberlik başlatmışlardı!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Direnişe geçen vatanseverleri &amp;#8216;bir kaşık suda&amp;#8217; bağmaya çalışan işbirlikçi hainler, vatanın bağrına hançerini dayayan düşmana bakın nasıl alkış tutuyorlardı:&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#808000&quot;&gt;Bu kısa yazıda Kurtuluş Savaşı öncesinde bazı devlet adamları, tarikat şeyhleri ve sözde aydınların düşünceleri ile bugünkü devlet adamları, dini cemaat liderleri, işadamları ve yine sözde aydınların düşünceleri yer almaktadır. Bunlar  ne kadar birbiri ile örtüşüyor? bunun takdirini sizlere  bırakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Ben önce bugünkülere yer vererek çok kısa bir yorum yapmak istiyorum. Ardından Yeniçağ Gazetesi Yazarı İsrafil Kumbasar&amp;#8217;ın &amp;#8220;Kurtuluş Savaşında Düşmanla Birlikte Çalışan Kişi Ve Örgütler&amp;#8221; başlıklı kısa yazısı yer alıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;&amp;#8220;Cumhuriyetin ilanı İstanbul&amp;#8217;un tarihi değerini ve saygınlığını düşürmüştür&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadir Topbaş İstanbul Belediye Başkanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#0000ff&quot;&gt;&amp;#8220;Kürtlerin geleceği ve özgürlüğü için Türk askerinin kanının oluk oluk akması gerekir&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leyla Zana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#008080&quot;&gt;&amp;#8220;Toprak tek başına bir anlam ifade etmiyor. APO, Türklere Allahın bir lütfüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları öldürmek yerine Kürtlere istedikleri toprakları vermek gerekir&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Altan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#ff6600&quot;&gt;&amp;#8220;Türkiye, sadece Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Ali Birand&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#993366&quot;&gt;&amp;#8220;Atatürk öldüğünden beri hala zenginlik ve özgürlük üretemiyorsak sebebi Kemalizm&amp;#8217;dir&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Altan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#ff6600&quot;&gt;&amp;#8220;Vatan sevgisi nedir ki? Vatanı seveceğinize gidin evde karınızı sevin&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çetin Altan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#0000ff&quot;&gt;&amp;#8220;Memleketi bir çift kadın memesine satarım&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Altan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;&amp;#8220;Kimse söylemiyor bari ben söyleyeyim. Türkiye&amp;#8217;de 1 milyon Ermeniyle 30 bin Kürt katledildi&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#0000ff&quot;&gt;&amp;#8220;Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı sırtımızı Amerika&amp;#8217;ya dönmeliyiz&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fetullah Gülen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;&amp;#8220;Boğazlar milletler arası bir komisyona devredilmelidir&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahmi Koç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;&amp;#8220;Sen ne mutlu Türküm dersen oda ne mutlu Kürdüm der. Türklük yerine Türkiyelilik bilinci yerleştirilmelidir&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayyip Erdoğan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DSS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;&lt;font color=&quot;#666699&quot;&gt;Bildiğiniz gibi Çetin Altan ile oğlu Ahmet Altan ve M. Ali Birand  günümüzde liberal geçinmekle birlikte bunlar eski solcu ve devrimcidirler.  Bunu yazarken, aklıma İstanbul eski Ülkü Ocakları ve Eski MHP İstanbul İl Başkanı Nihat Çetinkaya&amp;#8217;nın bir T.V. kanalında anlattıkları geldi: &amp;#8220;Başbakan Demirel 1968&amp;#8217;ledre sonra Rusya&amp;#8217;ya gider. O dönemde Sovyetler Birliği&amp;#8217;nin Başkanı Brejnev&amp;#8217;dir. Demirel ona &amp;#8220;Sayın Başkan, Türkiye&amp;#8217;nin içini karıştırıyorsunuz&amp;#8221; der. Brejnev de ona &amp;#8220;yani nasıl karıştırıyoruz?&amp;#8221; der.  Demirel ona &amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;deki banka soyan, adam kaçırarak anarşist olaylara katılan sol gruplar, size bağlı değil mi? diye sorar. O buna şu cevabı verir. &amp;#8220; Bize sadece Türkiye Komünist Partisi bağlıdır. Eğer bunlar ülkenizde bir sorun yaratıyorlarsa onlara söyleyerek engelleyebiliriz. Fakat ötekilerin çoğu Amerika&amp;#8217;ya bağlıdır.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten günümüzde solun milli olan gruplarını çıkardığımız zaman  geriye kalan bölücü ve liberallar için Brejnev&amp;#8217;in sözü tam da yerine oturmaktadır. Demek ki, bunlarda herhangi bir değişme olmamış, sadece biz değiştiklerini sanmışız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca Sayın başbakan, Ne mutlu Türküm dersen ötekisi de ne mutlu Kürdüm der&amp;#8221; diyor. Oysa Atatürk, &amp;#8220;ne mutlu Türk olana&amp;#8221; demiyor, &amp;#8220;Türküm&amp;#8221; diyene diyor. Türklük, bir kan işi değil bir dil ve kültür sorunudur. Sayın başbakan eğer evinde eşi ve çocukları ile Türkçe konuşuyorsa ve Türk kültürünü yaşıyorsa inkar etse bile Türk&amp;#8217;tür.  Mısır&amp;#8217;ın yarısı kan olarak Türktür. Fakat bunlar bir kelime Türkçe bilmiyorsa ve Türk kültürünü yaşamıyorsa biz onların Türk olduklarını mı iddia edeceğiz? Sadece Türklüğe kalben bağlı olabilirler. Bu da çok fazla bir anlam ifade etmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı, bugünlerde Türkiye&amp;#8217;de &amp;#8220;Türk yoktur&amp;#8221; tezlerini para ile tutuğu adamları ile kitle iletişim araçları vasıtasıyla yaymaya çalışıyor. Dünyanın hiçbir yerinde millet, sadece etnik yapıya indirgenemez. Yine Dünyada hiçbir millet yoktur ki, bütün fertleri, aynı etnik gruptan oluşsun. Kan hayvanlar için önemlidir. Çünkü onların vucudundan yararlanılır. Bu anlamda Batılı bütün milletler. çeşitli etnik gruplardan meydana gelir. Batı&amp;#8217;nın aydınları bunu çok iyi bilirler fakat onların bize genel olarak dayattığı şudur:&amp;#8220;Dediğimi yap, yaptığımı yapma&amp;#8221; Batı&amp;#8217;nın  milletleşmesinde soy farklılığı önemli değildir. Fakat bizde önemlidir. Çünkü Türkiye&amp;#8217;yi etnik gruplara bölerek eski Şark Projelerinin bir devamı olan bugünkü B.O.P&amp;#8217;ni gerçekleştirmek istemektedirler. Bu da ancak Türkiye&amp;#8217;de dinle Türklüğü ve milliyetle etnik yapıyı çatıştırmakla mümkün olabilir. Bununla ilgili olarak mütareke medyasında programlar  yapıldığını biliyoruz.&lt;/font&gt;TUNALIM..... Kaynak: &lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;KURTULUŞ SAVAŞINDA DÜŞMANLA BİRLİKTE ÇALIŞAN KİŞİ VE  ÖRGÜTLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/font&gt;İsrafil K. Kumbasar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;mailto:israfilkumbasar@yenicaggazetesi.com.tr&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#95000e&quot;&gt;israfilkumbasar@yenicaggazetesi.com.tr&lt;/font&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih:09.03.200........&lt;/font&gt;&lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;DEVLETİN İLERİ GELENLERİ&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Sadrazam Tevfik Paşa:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Ankara, Serv Antlaşmasını kabul etmelidir.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(4.11.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Anadolu&amp;#8217;yu boşaltmaları karşılığında, Trakya Yunanlılara bırakılabilir.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(19.09.1921 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadrazam Salih Paşa:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;İngiltere&amp;#8217;ye direnip durmak gereksiz ve tehlikelidir.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(20.08.1921)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hariciye Nazırı Sefa Bey:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Hükümet Ermenilere toprak verilmesini kabul ediyor.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(29.01.1921)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adliye Nazırı Ali Rüştü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;General Paraskevopulos&amp;#8217;un ordusu, şimdi sürat ve şiddetle harekata devam eyleyecek olursa, birkaç haftada Ankara Surları önünde bulunacaktır. Yunan ordusunun başarısı için dua ediniz. Bu ordu bizim ordumuzdur.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(12.07.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazır Rıza Tevfik:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Anadolu direnişi bir blöftür. Avrupa medeniyeti Aandolu&amp;#8217;yu bu zararlı haşereden temizleyecektir. Hüküm galibindir. Medeniyeti temsil eden İngiltere gibi bir devlete itiraz etmek küstahlıktır.&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(18.10.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jandarma Komutanı Kemal Paşa:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Yunanla çarpışmaktan vazgeçiniz. Zira bu teşebbüsünüz beyhudedir.&amp;#8221; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(3.08.1919)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir Valisi Kambur İzzettin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Yunan kuvvetlerinin özel bir tören ve saygı ile karşılanması&amp;#8230;&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(26.05.1919)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adana Valisi Abdurrahman:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Ayaklanma için sebep yoktur. Fransızlar bizim iyiliğimizi istiyorlar.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(05.11.1920)&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;STK ÖNDERLERİ VE AYDINLAR:&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz Muhipleri Derneği Başkanı Sait Molla:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;İngiliz mandası istediğinizi bütün itilaf temsilcilerine, hükümete ve gazetelere bildiriniz.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(23.05.1919)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Milliyetçi hareket boşa gitmeye mahkumdur&amp;#8230;&amp;#8221; (01.05.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar ve Nazır Ali Kemal:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Düşmanlar, Teşkilat-i Milliye&amp;#8217;den bin kere daha iyidir.&amp;#8221; (23.04.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Ankara&amp;#8217;dakilerin Yunanlılara hala meydan okumalarına çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez. Yunanlılarla aramızda akılca da, ilimce de, kuvvet bakımından ve her açıdan bu kadar fark varken onlarla muhabereye girişilemez.&amp;#8221; (07.08.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Avrupa ile başa çıkmayı asırlardan beri Asya&amp;#8217;nin hangi kavmi başardı ki biz başarabilelim.&amp;#8221; (06.02.1921)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazar Refi Cevat Ulunay:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Türkler kendi güçleri ile adam olamaz. İngilizler elimizden tutup bizi kurtaracak.&amp;#8221; (21.05.1919)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Tek çarenin galiplerle uyuşmak ve anlaşmak olacağı bu kafasızlarca ne zaman anlaşılacak?&amp;#8221; (23.03.1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Milliyetçi hareketi yok etmek, millet için var olma meselesidir. O alçaklara karşı çıkanlar, dine, halifeye, milliyete unutulmaz hizmette bulunmuş olacaklardır.&amp;#8221; (04.04.1920) &lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#800000&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#ff0000&quot;&gt;ULEMANIN İLERİ GELENLERİ&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Divitli Eşref Hoca:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür.&amp;#8221; (1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delibaş Mehmet:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Halifenin müttefiki olan İngilizler Pınarbaşı&amp;#8217;na doğru geliyorlar. Onlarla birlik olup Kuva-i Milliyecileri yeneceğiz&amp;#8221;. (1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Kim milliyetçilerle birlikte Yunana karşı giderse şer&amp;#8217;an kafirdir&amp;#8221;. (1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam Yüceltme Derneği:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır. Hiç de zararlı bir topluluk değildir. Asıl kafası koparılacak mahlukat Ankara&amp;#8217;dadır.&amp;#8221; (1920)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne Tem&amp;#8217;in gazetesinden:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- &amp;#8220;Müftü Hilmi Efendi, Selimiye camii&amp;#8217;inde hürriyetin ve adaletin saygıdeğer temsilcisi olan Venizelos hazretlerinin sağlığı için güzel bir dua okumuş ve hazır bulunanlar şükran duygularını belirterek duaya katılmışlardır.&amp;#8221; (13.08.1920) &lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/80-YIL-SONRA-AYNI-NOKTAYA-MI-GELDYK-b1-p10757.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>BU DÜNYADA TÜRK OLMAK !&#8230;</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-06-02T01:45:35Z</pubDate>
		<description>&lt;p class=&quot;blogSubject&quot;&gt;&lt;br /&gt;&amp;#160;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id=&quot;content&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id=&quot;post-113&quot; class=&quot;post&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;text&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id=&quot;msgcns!1A76F8BBDF8288F4!328&quot; class=&quot;bvMsg&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href=&quot;http://www.msplinks.com/MDFodHRwOi8vYnlmaWxlcy5zdG9yYWdlLmxpdmUuY29tL3kxcDNfY05nbVpsMjJpRnlVdXhLNVFwWGY1SVdQWkNrNWJnN3lpYkdrMDI4RVJhV1daczBoYjJTSUZPaUxFNDV2Wl9RYUtER0RSZHM0NA==&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://byfiles.storage.live.com/y1p3_cNgmZl22iFyUuxK5QpXf5IWPZCk5bg7yibGk028ERaWWZs0hb2SIFOiLE45vZ_QaKDGDRds44&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;002hartavebayrakcopy3fi1fe4ah&quot; width=&quot;267&quot; height=&quot;200&quot; /&gt;&lt;/a&gt;  Osmanli&#039;nin borcunu odemektir, hovarda babanin borcla yasayan evladi gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kosova&#039;da ve Bosna&#039;da, Bati Trakya&#039;da ve Makedonya&#039;da, bilmem kac asir gecmiste kalan meselelerin hesabini vermektir,Türk olmak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kibris&#039;ta, Hocali&#039;de, Anadolu&#039;da ve Balkanlar&#039;da soykirima ugrayip, yapmadigin soykirimla suclanmaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lisaninin Avrupa&#039;da yasaklanmasidir ve yine Turk olmak kendini anlatamamaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa&#039;da hor gorulmek Turk olmaktir, atalarin bir suru asir once Viyana&#039;yi kusattigi icin &amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8230;ve hos gorulmemektir, sadece kusatip, Napolyon gibi butun Viyana&#039;yi yakmadigi icin.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selanik&#039;te Pontus Aniti&#039;nin, Viyana&#039;da cignenen yeniceri minberinin ve Malta&#039;da papazin uzerine bastigi Turk bayragi heykelinin onunden gecmektir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak zordur, cetindir ve eziyetlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uc kitadan donup, bir kucuk yarimada da misafir muamelesi gormektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayisiz imparatorluk kurmak Turk olmaktir, ayni zamanda sayisiz imparatorluk yikmak da Turk olmaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arabaya kosulan ilk atin vataninda, ilk yazili antlasmanin imzalandigi yurtta, yazinin bulundugu, paranin icat edildigi, her metrekaresinden bereket fiskiran bu yurtta&amp;#8230; kalkinmak icin yabanci sermaye beklemektir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Troya&#039;dan bu yana, Sumer&#039;den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, butun zamandan damitilarak gelen yuksek degerlerine ragmen, bir haftalik hafiza ile yasamaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Dogu Roma&#039;yi da Bati Roma&#039;yi da yikip, yeni Roma olan AB&#039;ye girmeye calismaktir Turk olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk&#039;ün dirilişi Milli bir ekonomiyle ulur diyenlere inat,küresel güçlere alkış tutmaktır .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mostar&#039;da koprudur,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kerkuk&#039;te kaledir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istanbul&#039;da Kizkulesi&#039;dir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu&#039;da bugdaydir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cukurova&#039;da pamuktur,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ege&#039;de tutun,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz&#039;de findik,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trakya&#039;da aycicegidir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canakkale&#039;de olmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canakkale&#039;de olmeden once dusmana su vermektir, onun yaralisini sirtinda kendi hastanene tasimaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dusmanin ardindan rahmet okumak, kanlindan helallik almaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Sabahlari odana rahmet dolsun diye, cami acmaktir. Kar yagdiginda kayak yapmayi degil, evsizleri dusunmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balkon kosesine kuslar icin, kisin ekmek kirintisi, yazin su koymaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yagmura rahmet, kara bereket diye bakmaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;harap bir ulkede, zengin ulkelerin mustemlekeligini reddedip&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tahtadan kilic ve ipten uzengi ile&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;paylasacak ve sahiplenecek tek varligi fakirlik olmasina ragmen&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yedi duvele meydan okumaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;askere davul-zurna ile ugurlanmaktir&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki de donmeyecegini bilerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annenin ardindan&amp;quot; bir oglum daha olsun, onu da gonderecegim&amp;quot; demesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanin gozyaslarini tutarak, tabutuna son kez dokunurken &amp;quot;vatan sag olsun&amp;quot; demesidir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;quot;Turk cayinda radyasyon olmaz&amp;quot; yalanlari ile, &amp;quot;gusul abdesti alana aids bulasmaz&amp;quot; dolanlari ile yasamaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her hukumetin enkaz devraldigi, ama asla ardinda enkaz birakmadigi ulkede olmaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ecdadin yasadigi kitliktan dolayi, cayin yaninda gelen sekerden fazla olani garsona geri vermektir. Ayni nedenle Turk olmak, yemegi ziyan etmekten korkmaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goz hakkina, dis kirasina saygidir, Turk olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evindeki bir kap asin yarisini tanri misafirine vermektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi yerde, misafiri dosekte yatirmaktir Turk olmak.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;milli macta aglamaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayhan Isik&#039;a, Belgin Doruk&#039;a asik olmaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;askini olesiye sevmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aski icin olmektir, oldurmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiceginin elini bir kez tutamadan topraga girmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En guzel ask siirlerini yureginde hissetmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiyaya turku yakmaktir, Turk olmak.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Milletine sovmektir, ama baskasina sovdurmemektir, Turk olmak.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunus&#039;u bilmektir, Asik Veysel&#039;i sevmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana&#039;yi, Haci Bektas-i Veli&#039;yi ve Hoca Yesevi&#039;yi&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-tek bir satirini okumasa da-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yureginde tasimaktir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saz caldiginda, ney uflendiginde, kos dovuldugunde ve kaval caldiginda yureginin derinlerinde bir sizi sezmektir&amp;#8230;bir de Yemen Turkusu&#039;nde&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Hayatin sana verdiklerine &amp;quot;nasip&amp;quot;, vermediklerine &amp;quot;kismet&amp;quot; demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her isin &amp;quot;hayirlisina&amp;quot; inanmaktir ve &amp;quot;felege&amp;quot; kufretmektir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve aglamamak icin&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cok gulmekten cekinmektir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya&#039;da batili, Avrupa&#039;da dogulu diye tepki gormektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk sozunu bilmeden yasamak, yaradilani Yaradandan oturu sevmektir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Magazin programlari ile dizilerin arasina sikissa da, silkinip uzerindeki olu topragini atabilmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mahalle maci icin ayni saatte, on kisi bulusamazken, milyon kisinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kisinin kavga etmeden gosteri yapabilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en zayif gununde bile dunyaya meydan okumak, en dertli gununde bile her ufunetin bir safakta bitecegini bilerek tevekkul gostermektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zor istir Turk olmak.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu&#039;da her dusen yagmur damlasina hamdetmek, her cikan basak icin sukretmektir.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Turk olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;medeniyetler besigi Anadolu&#039;da dik durabilmektir.TUNALIM..&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/BU-DUNYADA-TURK-OLMAK-8230-b1-p7122.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>EY EHLİ VİCDAN DUYUN BU SESİ</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-05-15T20:42:34Z</pubDate>
		<description>    Ülkemiz gerek içte gerek dışta sürekli kan kaybetmeye devam ederken, küresel güçler; medya desteği ve AB destekli sivil toplum örgütleri vasıtasıyla vatandaşı yanlış yönlendirerek iyimser hava estirip, adeta sahte cennet senaryolarıyla milletimizi aldatmaya devam etmektedirler. Huzursuzluk sadece ülkemizle de sınırlı olmayıp, batısından doğusuna bütün dünyaya yayılmış vaziyettedir. Osmanlı&amp;#8217;nın cihan hâkimiyetinin sona ermesinden bu yana, insanlık ailesinin yüzü bir türlü gülmedi. Hayatı kan, zulüm, işkence ve işgallerle geçti. Haçlı ruhunun küreselleşme adı altında maskesini değiştirdiğinden bu yana; zulüm ve açlık insanlığın arkadaşı olmuştu. Genelde dünya insanlığı, özelde Türk Milleti, Haçlının yerli ve yabancı güçleri tarafından kuşatılmış, can damarları kurutulmuş, ayakta duracak mecali bile kalmamıştı. Onu bu sefaletten kurtaracak bir sesi, bir soluğu hep bekledi durdu&amp;#8230; Halkımızın, &amp;#8220;ne olacak halimiz?&amp;#8221; dediği zamanda duydukları sesler hep; malum seslerdi: &amp;#8220;AB olmazsa olmaz&amp;#8221; &amp;#8220;ABD dünyanın en hâkim gücüdür o istemeden hiçbir şey olmaz&amp;#8221; &amp;#8220;IMF ile kamçı yemeden, bir ortak gibi çalışacağız&amp;#8221; &amp;#8220;AB uyum yasalarının dışında bir şey düşünemeyiz&amp;#8221; &amp;#8220;Kenar ülke konumuna düşmemek için AB ile bütünleşmek zorundayız&amp;#8221; vs&amp;#8230; Eğitimden sağlığa, ekonomiden siyasete, hatta günlük yaşantımıza varıncaya kadar her şeyimiz; dışarıdan estirilen rüzgârlarla tarumar edildi. İnsanımız adeta sindirilmiş bir vaziyete dönüştürüldü. Yaban ellerden gelen telkinlerle sanki hipnoz edilmiş insanımız, kendi benliğini kimliğini dahi tanımaz bir hale düşmüş; canından bezmiş bir haldeydi. İnsanımız öyle bir hale düşürülmüştü ki küresel güçlerin dışında hiçbir çözüm olmadığına inandırılmıştı. Hayatını insanlığın hizmetine adayan bilge insan Prof. Dr. Haydar Baş milletimizin bu durumuna duyarsız kalamazdı. Gecesini gündüzüne katarak şahsına münhasır bir model olan &amp;#8220;Milli Ekonomi Modelini&amp;#8221; hazırladı. &amp;#8220;Durun, buralar çıkmaz sokak&amp;#8221; diyerek gerçek çözümün adresinin &amp;#8220;Milli Ekonomi Modeli&amp;#8221; olduğunu gösterdi. Evet, insanlığın beklediği ses, bu ses işte&amp;#8230; Dünya çapında bilim adamları, Prof. Dr. Haydar Baş beyin bu sesine kulak verip, onun bu tezini deklere etmektedirler. Bilim adamları düzenlenen 4 Uluslararası Kongreyle; &amp;#8220;Milli Ekonomi Modeli&amp;#8221; ve &amp;#8220;Sosyal Devlet Mille Devlet&amp;#8221; tezini dünyaya haykırdılar. Vatandaşımızın bu fırsatı değerlendirmekten başka yolu kalmamıştır. Sadece Türk milletinin değil, bütün insanlığın sosyal sıkıntılarına son vermek istiyorsanız; Ey ehli vicdan, duyun bu sesi..! Uğur Kepekçi-TUNALIM....&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/EY-EHLY-VYCDAN-DUYUN-BU-SESY-b1-p41.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>HAMİYET İNSANI HAZRETİ HATİCE (R.ANHA)</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-05-08T23:19:14Z</pubDate>
		<description>&lt;div class=&quot;EC_storytitle&quot;&gt;&lt;br /&gt;Değerli bir dostum, bir sohbetlerinde Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Sahabeler arasında adı en az anılan Hazreti Hatice&amp;#8217;dir. Fakat, Peygamber Efendimizin hayatta en hakiki hâmisi Hazreti Hatice&amp;#8217;dir. Onu mutlaka anlamaya çalışın, Onda alınacak çok dersler vardır&amp;#8221;&lt;/strong&gt; dediklerini nakletti. Ben de, bu konuda kendimde bir eksiklik hissettim. Yüce Peygamberimizin (sav) hayat arkadaşı, onun gerçek hâmisi olan Hazreti Hatice (r.anha) validemiz hakkında kısmî de olsa bilgi edinmenin ve onun manevi şahsiyetini tanımanın mutluluğunu yaşadım. Bu vesile ile gönül adamlarıyla birlikte olmanın ne kadar önemli bir gerçek olduğunu bir kez daha fark etmiş oldum. Onların uyarılarıyla sosyal hayatı yaşamak ne kadar güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de her davanın ve dava adamının arkasında mutlak manada bir &amp;#8220;hâmi&amp;#8221; &lt;em&gt;(koruyucu, kollayıcı, destekleyici)&lt;/em&gt; vardır. Genellikle hamiyet sahibi kimseler hep arka planda olduğu için onların adı az zikredilir, onlar pek gündem edilmezler. Hamiyet nokta-i nazarında insanların en hayırlılarının başında Hazreti Hatice (r.anha) validemiz geldiğini, hayatını öğrenince anlıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeref timsali Hazreti Hatice (r.anha) hakkında biraz bilgilerimizi tazeleyerek Onu bir nebze olsun anlamanın sayesinde, kendilerinden şefaat talep edelim inşallah&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazreti Muhammed (sav) Efendimiz, Onunla hayatını birleştirdiğinde, kendileri 25, Hazreti Hatice (r.anha) ise 40 yaşında idi. Hz. Hatice (r.anha), o zaman, Kureyş kadınlarının soyca  en seçkin ve üstünü, şerefçe en büyüğü, mal bakımından da en zengini idi. Peygamberimizden önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı &lt;em&gt;(İslam Tarihi/M.A.Köksal).&lt;/em&gt; Bütün servetini Resulullah Efendimizle (sav) evlendikten sonra Onun ve davasının uğruna harcamış, Onun  Peygamberliğini ilk kabul etme şerefine nail olmuş, Ondan 4 kız 2 erkek evlat sahibi olmuş, her türlü zorluğu Onunla birlikte karşılamıştır. 25 yıl hayat arkadaşlığı etmiş, son nefesini Yüce Peygamberimizin (sav) kolları arasında vermek şerefine nail olmuştur. Peygamber Efendimizin sürekli övgülerine mahzar olmuştur. Bir Hadislerinde Cennet kadınlarından dört kişiyi sayarken onun adını şöyle zikretmiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Cennet kadınlarının en efdali, Huveylid kızı Hz. Hatice (r.anha), Hz. Muhammed (sav)&#039;in kızı Fatumatü (Zehra) (r.anha), İmran kızı Meryem (r.anha) Firavun&#039;un ailesi ve Mezahim kızı Asiye (r.anha)dır&amp;#8221; &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;(Ravi: Hz. İbni Abbas r.a; Ramuz El&amp;#8211;Ehadis/s: 77/15).&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazreti Hatice (r.anha) validemiz dünyasını değiştirdikten sonra Resulullah Efendimiz (sav), sâdık eşini asla unutmamış, hep onun hatırlarıyla yaşamıştır. O, vefa ehli olduğundan, kendisine hâmilik eden bu kutlu kadına hayatının sonuna kadar değer vermiştir. Hazreti Aişe (r.anha), Resulullah&amp;#8217;ın (sav) şöyle dediğini rivayet etmiştir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Bir koyun kestiklerinde, &amp;#8216;Bunun bir kısmını Hatice (r.anha)&#039;nın dostlarına gönderiniz&amp;#8217; buyururlardı&amp;#8221; &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;(Ramuz El- Ehadis/sayfa: 533/9).&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;EC_storycontent&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM..(WORLD NEMS)   &lt;a href=&quot;http://www.nytimes.com/pages/world/index.html&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#99cc00&quot;&gt;http://www.nytimes.com/pages/world/index.html&lt;/font&gt;&lt;/a&gt;                            &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/HAMYYET-YNSANI-HAZRETY-HATYCE-RANHA-b1-p40.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>NEME LAZIM BE ABİ !...</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-05-03T02:37:41Z</pubDate>
		<description>&lt;p&gt;&lt;br /&gt;                &lt;img src=&quot;http://img150.imageshack.us/img150/9968/aroos1069sm.gif&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;font size=&quot;4&quot; color=&quot;#2e67c7&quot;&gt; &lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src=&quot;http://img405.imageshack.us/img405/2765/zalimsultanux6.gif&quot; border=&quot;0&quot; /&gt; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;storycontent&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; cellpadding=&quot;0&quot; width=&quot;500&quot; id=&quot;table8&quot;&gt;&lt;br /&gt;	&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td&gt;&lt;br /&gt;			&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&lt;br /&gt;			Osmanlı&amp;#8217;yı parçalanma sürecine sokan o kadar sebep var ki, bu konuda çok şey söylenip yazıldı: &lt;strong&gt;Yeniçeri Ocağı&amp;#8217;&lt;/strong&gt;nın yozlaşması, &lt;strong&gt;Fransız İhtilali&amp;#8217;&lt;/strong&gt;nin etkileri, &lt;strong&gt;Sanayi Devrimi&lt;/strong&gt;&amp;#8217;nden geri kalınması, Misyoner faaliyetlerinin yayılması&amp;#8230; bunlar, &amp;#8220;sebepler zinciri&amp;#8221;nin sadece birkaç halkasıdır. Bu sebeplerin hepsinde mutlaka doğruluk payı vardır ancak; Osmanlı&amp;#8217;yı felakete sürükleyen asıl neden, bizzat kendisidir. &lt;strong&gt;Osmanlı, Osmanlı olmaktan çıkıp; kendi kimliğinden, öz benliğinden uzaklaştığı için akıbeti hüsran olmuştur. Manevî hastalıklar &amp;#8220;insan ağacına düşen kurt&amp;#8221; misali toplumun çekirdeğini âdeta kemire kemire çürütmüş ve nihayetinde Koca Çınar&amp;#8217;ın kendiliğinden parçalanması kaçınılmaz olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/strong&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Bu tehlike, Osmanlı&amp;#8217;nın en ihtişamlı olduğu dönemlerde dahi dile getirilmiştir. Misal vermek gerekirse, Kanuni Sultan Süleyman, dünyada emsalsiz bir iktidarın padişahı olduğu halde milletin, memleketin ahvâl ve sonunu kara kara düşünmüş;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Günün birinde Osmanoğulları da inişe geçer, çökmeye yüz tutar mı acaba?&amp;#8221;&lt;/strong&gt; diye endişeli düşüncelere dalmıştır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Kanuni, içinden çıkamadığı, etrafından tatmin edici bir cevap alamadığı bu tür meselelerde her zaman soluğu, âlim, fâzıl, kâmil insanların kapısında almıştır. Bu kamil insanlardan biri de Yahya Efendi Hazretleri&amp;#8217;dir. Padişah, sonunda, kendisini endişeye sevkeden bu düşüncesini büyük âlim Yahya Efendi&amp;#8217;ye açmaya karar verir. Maneviyatına, ilmine, keşfine, kerametine inandığı Yahya Efendi&amp;#8217;ye el yazısıyla bir mektup gönderir. Mektupta Yahya Efendi&amp;#8217;ye şöyle sorar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Sen ki, ilahi sırlara vâkıfsın. Bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları&amp;#8217;nın akıbeti nasıl olur? Bir gün izmihlale uğrar mı?&amp;#8221;&lt;/strong&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Mektubu okuyan Yahya Efendi&amp;#8217;nin cevabı ise çok kısa ve fakat insanı şaşırtıcı mahiyettedir; Padişaha der ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;&amp;#8211; &amp;#8220;Nemelazım be Sultanım!&amp;#8221;&amp;#8230;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Yahya Efendinin cevabını hayretle okuyan Sultan Süleyman, buna hiçbir mana veremez;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211;&lt;strong&gt; &amp;#8220;Acaba bu cevapta bizim bilmediğimiz bir sır mı vardır?&amp;#8221;&lt;/strong&gt; diye düşünür. Nihayet kalkar Yahya Efendi&amp;#8217;nin Beşiktaş&amp;#8217;taki dergahına gelir ve halini arz eder:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211;&lt;strong&gt; &amp;#8220;Ne olur efendim, mektubuma cevap veriniz. Bizi geçiştirmeyiniz, sorumuzu ciddiye alınız&amp;#8221;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/strong&gt;Yahya Efendi şöyle bir bakar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211;&lt;strong&gt; &amp;#8220;Sultanım sizin sorunuzu ciddiye almamak elde mi? Ben sorunuz üzerinde iyice düşündüm ve kanaatimi size açıkça söyledim&amp;#8221;&lt;/strong&gt; der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Padişah şu karşılığı verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;İyi ama ben bu cevaptan birşey anlamadım efendim. Sadece &amp;#8216;Nemelazım be sultanım&amp;#8217; demişsiniz. Sanki, beni böyle işlere karıştırma, der gibi&amp;#8221;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/strong&gt;Yahya Efendi, hikmeti hikmet sahibinde arayan bu büyük padişaha işin sırrını şöyle açıklar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8211; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Sultanım! Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık şayi olsa, işitenler de &amp;#8216;nemelazım&amp;#8217; deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil çobanlar yese, bilenler de bunu söylemeyip sussa, fakirlerin, yoksulların, muhtaçların, kimsesizlerin feryadı göklere çıksa da bunu da taşlardan başka kimse işitmese, işte o zaman devletin sonu görünür. Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır, halkın itimat ve hürmeti sarsılır. Asayişe itaat hissi gider, halka hürmet duygusu yok olur. Çöküş ve izmihlal de böylece mukadder hale gelir&amp;#8221;&amp;#8230;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Dönelim bize&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/strong&gt;Osmanlı&amp;#8217;nın torunları olan kendimize şöyle bir bakalım&amp;#8230;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Dün atalarımız, devletin en güçlü olduğu muhteşem dönemlerinde dahi, devletin sonunu, milletin akıbetini merak etmişler; nemelazımcılığın Osmanlı&amp;#8217;yı nereye sürükleyeceğini kara kara düşünmüşler. &lt;strong&gt;Bugün insanımız ise, ülke parçalanmanın eşiğine gelmesine rağmen ne yazık ki, duyarsızlığını sürdürmektedir.&lt;/strong&gt; Nemelazımcılık toplumun tamamını sarmış, vatandaş en temel hassasiyetlerini dahi yitirmiştir. Ne acıdır. Bu topraklarda Türk bayrağının yanında, AB&amp;#8217;nin Haçlı bayrağı da egemen olarak dalgalanacak fakat, Türk insanı &amp;#8220;nemelazım be abi&amp;#8221; diyecek. Topraklarımız ecnebilere haraç mezat satılacak ama, milletin ağzından, &lt;strong&gt;&amp;#8220;nemelazım, benim evime barkıma, bağıma bahçeme kimse dokunmasın yeter&amp;#8221;&lt;/strong&gt; çıkacak. Elin gâvuru gelecek benim ülkemin zenginliklerini sülük gibi sömürecek; memlekette fakirlerin, yoksulların, muhtaçların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkacak ama, sen,&lt;strong&gt; &amp;#8220;nemelazım benim işim, aşım var&amp;#8221;&lt;/strong&gt; deyip yan çizeceksin. Elin papazı, hahamı, keşişi gelip benim ülkemde fitne yuvaları açacak, gençliğimiz misyonerlerin tuzağına düşecek; vatandaş; &amp;#8220;nemelazım canım, ben kendimi korurum&amp;#8221; diye sesini soluğunu çıkarmayacak&amp;#8230; &lt;strong&gt;Hırsızlıklar, yolsuzluklar, rüşvetler, adam kayırmalar, vergi kaçırmalar, cinayetler, tecavüzler almış başını gidiyor fakat, ne yazık ki insanımız nemelazımcı&amp;#8230;.&lt;/strong&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Bu kokuşmuşluğa, bu çürümüşlüğe, bu nemelazımcılığa Koca Osmanlı dayanamadı, bakalım Türkiye Cumhuriyeti Devleti daha ne kadar dayanabilecek..! Allah akıbetimizi hayreylesin.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td&gt; Oğuz Köroğlu--TUNALIM...&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;	&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/NEME-LAZIM-BE-ABY-b1-p39.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>Prof. Dr. Haydar Baş&#8217;tan &#8217;&#8217;Sosyal Devlet&#8217;&#8217; projesi</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-04-21T20:26:39Z</pubDate>
		<description>&lt;table border=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;1&quot; cellpadding=&quot;1&quot; width=&quot;100%&quot; align=&quot;center&quot;&gt;&lt;br /&gt;	&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td height=&quot;20&quot; align=&quot;center&quot; valign=&quot;middle&quot; bgcolor=&quot;#980000&quot;&gt;&lt;br /&gt;			&lt;table border=&quot;0&quot; width=&quot;98%&quot; align=&quot;center&quot;&gt;&lt;br /&gt;				&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;					&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;						&lt;td align=&quot;left&quot;&gt;&lt;font face=&quot;verdana&quot; size=&quot;2&quot; color=&quot;#ffffff&quot;&gt;&lt;/font&gt;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;					&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;				&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td height=&quot;2&quot; align=&quot;left&quot; valign=&quot;middle&quot; bgcolor=&quot;#000000&quot;&gt; &lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td align=&quot;left&quot; valign=&quot;top&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;img src=&quot;http://www.yenimesaj.com.tr/resimler-haberler/2008/04/21/prof%20bas.gif&quot; border=&quot;0&quot; hspace=&quot;14&quot; vspace=&quot;4&quot; width=&quot;170&quot; height=&quot;170&quot; align=&quot;left&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;&lt;font color=&quot;#252525&quot;&gt;15 ülkeden 100&amp;#8217;ü aşkın bilim adamı Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın &amp;#8220;Sosyal Devlet Milli Devlet&amp;#8221; tezinin Türkiye ve dünya için tek çıkış yolu olduğunu Bursa&amp;#8217;dan tüm dünyaya haykırdı.&lt;/font&gt;&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Uluslararası Bağımsız Milli Ekonomi Modeli Birliği&amp;#8217;nin Türk milletinin geçmişte üç kıtaya hükmettiği Osmanlı İmparatorluğun merkezi olan Bursa&amp;#8217;da tertip ettiği 4. Uluslararası Sosyal Devlet Milli Devlet Kongresi sona erdi. Bursa&amp;#8217;daki tarihi kongreye 15 ülkeden 100&amp;#8217;ü aşkın bilim adamı iştirak etti. Kongreye ilim adamı düzeyinde katılan ülkeler şunlar; İsviçre, Almanya, Rusya, Estonya,  Fransa, Hollanda, Kazakistan, Macaristan, İspanya, Finlandiya, İngiltere, Bosna hersek, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkiye. İki günde toplam altı oturum şeklinde gerçekleştirilen kongreye tebliğ sunan akademisyenlerin yanında çok sayıda misafir bilim adamı da katıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Prof. Dr. Baş dakikalarca alkışlandı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			İki gün boyunca devam eden &amp;#8220;Sosyal Devlet Milli Devlet&amp;#8221; kongresi Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın muhteşem bir kapanış konuşmasıyla tamamlandı. Prof. Dr. Haydar Baş kapanış konuşmasını yapmak için kürsüye, kongreye katılan 100&amp;#8217;ün üstünde yerli ve yabancı bilim adamlarının ayakta alkışları arasında geldi. Akademisyenlerin Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ı alkışlamaları dakikalarca devam etti. &amp;#8220;Sosyal Devlet Milli Devlet&amp;#8221; tezinin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Prof. Baş&amp;#8217;ın kapanış konuşması yaptığı sırada yerli ve yabancı bazı akademisyenlerin ayağa kalkarak alkışlamaları dikkatlerden kaçmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Kapanış konuşması tezin sahibinden&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Bursa&amp;#8217;da iki gün süren &amp;#8220;Sosyal Devlet Milli Devlet&amp;#8221; kongresi Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın muhteşem bir kapanış konuşmasıyla tamamlandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Pazar günü kongrenin oturumlarının tamamlanmasından sonra başlayan Prof. Dr. Baş&amp;#8217;ın konuşması kongrenin tüm yorgunluğuna rağmen bilim adamları tarafından ilgiyle sonuna kadar takip edildi. Prof. Dr. Haydar Baş aynı zamanda kongrenin konu edindiği &amp;#8220;Sosyal Devlet Milli Devlet&amp;#8221; teziyle ilgili çok geniş ve çarpıcı bir değerlendirme yaptı. Kapanış konuşmasında Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın değindiği bazı konular şunlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;İnsanlık aradığını tezimizde bulmuştur!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Sosyalizm ve kapitalizmden umduğunu bulamayanlar, esaretten bıkan halklar çare olarak Milli Ekonomi Modeli&amp;#8217;ne sarılmıştır. Bağımsızlık için gerekli bu özellik dikkate &lt;img src=&quot;http://www.yenimesaj.com.tr/resimler-haberler/2008/04/21/sosyal%20devlet%20milli%20devlet.gif&quot; border=&quot;0&quot; hspace=&quot;13&quot; vspace=&quot;2&quot; width=&quot;113&quot; height=&quot;170&quot; align=&quot;left&quot; /&gt;alındığında, iktisat literatürüne girmiş olan milli ekonomi modelinin, uluslararası iktisat tezi olarak kabul görmesi tabiidir. Milli ekonomi modelinin bugün dünyanın bütün iktisat sitelerinde yer almış olmasının sebebi, insanlığın aradıklarını bu tezde bulmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Sosyal devlet hakları garanti eder!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Vatandaşların sosyal devletten beklentileri devletin vatandaşının geçimini temin etmesi ve vatandaşlarına iş imkânlarını sağlaması, sağlık ve barınmasını garanti altına almasıdır. Bugün AB ülkeleri de dâhil bu imkânları vatandaşlarına hazırlayamamıştır. AB&amp;#8217;nin işsizliğe bulduğu tek çare yarım gün çalışma yöntemidir. Sosyal devlet ise, Milli Ekonomi Modeli ile tam istihdamı garanti altına almaktadır.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Sosyal devlet &amp;#8216;alan el değil veren el&amp;#8217;dir!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Milletinden vergi olarak toplanandan daha fazlasını millete veren devlete &amp;#8220;sosyal Devlet&amp;#8221; denir. Sosyal devlet alan el değil, veren eldir. Sosyal devlette, vatandaşa verilecek sosyal yardımların başında &amp;#8220;Vatandaşlık Maaşı&amp;#8221; gelir. Sosyal devlet demek, işsizlik konusunu halleden devlet demektir. Bu devlet kalıcı ve sürekli bir büyümeyi sağlar. Böyle bir piyasada herkes imkânlardan istifade edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Gerçek sosyal devlet vergi almaz! &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Gerçek sosyal devlet hayata geçtiğinde tüketiciden vergi almayan bir devlet anlayışı ortaya çıkar. Her gelir grubundan aynı oranda vergi almanın yanlış olduğunu ifade ediyoruz. 100 milyarın altında geliri olandan vergi alınmaz. Bu tüketici grubuna devletin bir desteğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Kongrede ne dediler?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Model bütün insanlık için kurtuluştur Prof. Dr. Juhani Tamminen &amp;#8211; Finlandiya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/strong&gt;Finlandiya&amp;#8217;da Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın Milli Ekonomi Modeli&amp;#8217;nin birçok enstrümanları koruyucu tedbir olarak uygulamaya alındı. Örneğin, bazı dev Fransız şirketleri uranyum madenlerini topyekûn almaya kalkıştı. Ama hükümet yerinde müdahalelerle bu ve bunun gibi olaylara meydan vermedi. Kongremizin temelini oluşturan sevgili meslektaşımın eseri, Finlandiya gibi milli varlığını korumanın güçlükleriyle boğuşan ülkeler için son derece kıymetli bir rehber teşkil etmektedir. Diyebilirim ki, yeni sömürgecilik arayışlarına karşı koymak isteyenlerin elinde artık pratik ve kapsamlı bir rehber ve bir doğru yanlış çizelgesi vardır. Bu rehber, sadece Türk milleti için değil, hiçbir din ve ırk farkı gözetmeksizin bütün insanlık için bir kurtuluş projesidir, barış, adalet ve kalkınma modelidir. Bu modelin sahibi Prof. Dr. Baş&amp;#8217;ı yürekten tebrik ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Prof. Dr. Baş yüz akı bir bilgedir! Prof. Dr. Jyri Kadak &amp;#8211; Estonya Tallinn Üniversitesi &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Yirminci yüzyıl sonlarında, devlet ve vatandaş arasındaki bağın hiçbir mantıki gerekçeye dayanmadan yıpratılması, hatta koparılmaya çalışılarak dengelerin zorlanması çok ciddi problemlerden biridir.  Eserde benim en önemli bulduğum yön bu problemi telafi eden bir mekanizmayı somutlaştırması ve formülleştirmesi. Prof. Dr. Baş, devleti güçlendirirken, Sosyal Devlet enstrümanlarıyla milleti de kuvvetlendiriyor; &amp;#8220;kaba devlet&amp;#8221;i değil, bilakis &amp;#8220;baba devlet&amp;#8221; yapısını oluşturuyor. Model, öyle bir yapı geliştiriyor ki, hiçbir din, ırk ve sınıf farkı gözetmeksizin herkesi destekliyor, herkes kabiliyetine göre bu destekten azami istifade ile ya katma değer üretiyor veya üretilene müşteri olarak ekonominin sürekli büyümesine katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, bugün insanlığın tıkandığı noktada, beklenen yaklaşımdır. Bu bağlamda sayın Prof. Dr. Baş, insanlık ve bilim adına bir yüz akı bilgedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Bu tez küreselleşmeye panzehirdir Prof. Dr. Patrick Boulogne &amp;#8211; Fransa Paris Üniversitesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Beni bu kongreye davet ettiklerinden ötürü Türk dostlarıma çok teşekkür ederim. Dostane olduğu kadar saygın olan böylesi bir ortamda düşüncelerimi ifade edebilmek benim için bir onurdur. Tehlikeli gerilimlerin gittikçe yoğunluk kazandığı günümüz dünyasında, yaşananları anlamak, tahlil etmek ve çözüm getirmek tüm dünyadaki aydınların acil sorumluluğudur. İşte bu çerçevede Prof. Dr. Haydar Baş&amp;#8217;ın &amp;#8220;Sosyal Devlet, Milli Devlet&amp;#8221; tezi uluslar için bir can simididir ve insanlık tarihi açısından önemli bir aşamadır. Küreselleşme döneminde &amp;#8216;milli devlet&amp;#8217;e vurgu yapılması hayati derecede önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Prof. Baş kalkınmanın adresini göstermiştir Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu &amp;#8211; İstanbul Üniversitesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/strong&gt;Prof. Dr. Haydar Baş Milli Devlet&amp;#8211;Sosyal Devlet modeli ile bütün ulusların kendi kendine nasıl yetebileceklerinin nasıl kalkınabileceklerinin anahtarı olan Mili Ekonomi Modelini uygulayarak dünyanın beklediği barışa, sosyal adalete ve demokrasiye ulaşabileceklerinin adresini göstermektedir. Ve Prof. Dr. Haydar Baş Milli Devlet ve Milli Ekonomi tezleri ile fakirliği ve yoksulluğu ortadan kaldıracak projelerle insanlığın önüne yeni ufuklar açmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;strong&gt;Sosyal Devlet tezine hayran kaldım Prof. Dr. Metin TULGAR &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&amp;#8220;Sosyal Devlet/Milli Devlet&amp;#8221; kitabının her cümlesini dikkatle ve hayranlıkla okuyorum. Bu tezin, Müslüman Türk dünyasının tezi olmasından onur duyuyorum.  İnsan hakları, demokrasi ve özgürlük gibi kutsal kavramların bilinçli şekilde çarpıtıldığı günümüzün karmaşık ortamında umutsuzluk değil umut mesajlarıyla insanlığa mutlu gelecek müjdesi veren bu eserin her cümlesi dikkatle ve özümsenerek okunmalı kanaatindeyim. Güçlü devlet, güçlü ordu ve sağlam aile yapısı kurumlarını temel ilke edinen &amp;#8220;Sosyal Devlet/Milli Devlet&amp;#8221;  tezi ulusal potansiyelimizi idrak ederek yeniden kimliğimizi kazanmamızı öngörmektedir. Milli Ekonomi Modeli kendi kendine yeten bir kalkınmayı ve sürekli büyümeyi sağlayarak devletlerin siyaseten bağımsız olacaklarını ifade etmektedir. Bu önemli eseri, kurtuluş reçetesi arar haldeki insanlığa sunan Sayın Prof. Dr. Haydar BAŞ Hocamızı yürekten kutluyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			TUNALIM....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;	&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/Prof-Dr-Haydar-Ba8217tan-82178217Sosyal-Devlet82178217-projesi-b1-p38.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>YAKIN SİYASİ TARİHİMİZİN, POLİTİK ANALİZİ..</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-04-07T11:56:34Z</pubDate>
		<description>&lt;h2&gt;&lt;a href=&quot;http://byfiles.storage.live.com/y1p3_cNgmZl22iXQ9wHfm8wel3FzEHJ2LiUey8EqZwBI7tUPmpioHmh2EqOHclFpTf_iwUDmFrGpW8&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://byfiles.storage.live.com/y1p3_cNgmZl22iXQ9wHfm8wel3FzEHJ2LiUey8EqZwBI7tUPmpioHmh2EqOHclFpTf_iwUDmFrGpW8&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;sehidimnet&quot; width=&quot;300&quot; height=&quot;20&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;postbody&quot; style=&quot;padding: 4px&quot;&gt;&lt;br /&gt;        Sayın misafirim; siyaseti bir kenara bırakalım ve kendi kendimize samimiyetle şunu soralım ve düşünelim. özellikle Atatürk dönemi siyasetinden sonra memleketimizde son 25-30 yıl boyunca hükümetlerin izlediği siyaset ne oldu ? AB. sevdası ve ABD. ye yaranarak siyaset yapma, IMF ye borçlanarak elde edilen para ile ülkeyi kalkındırabileceklerini zannetmeleri. Özal bir zamanlar para basmış ve kullanmıştı. Ancak oda parayı hesapsız basmış, fazla para bastığından ülkemizi yüksek enflasyonla başbaşa bırakmıştır. Yani ülkeye gerekli kandan fazlasını vermiştir. Ülkemiz 20 yıla yakın bir süredir senyoraj hakkını kullanmıyor ve şu an için aylık hesabıyla 25-30 katrilyon yapıyor. Bu miktarın üzerinde para basarsanız işte o zaman Özalın yaptığı gibi enflasyonu körüklemiş olursunuz. Şu unutulmamalıdırki ABD. yani IMF gelişmekte olan ülkelerin senyoraj hakkını elinden almakta, sen kendi paranı basarak kalkınmaya çalışma, ben sana faizle borç para vereyim onunla istediğin gibi kalkınırsın zihniyetine mahkum etmektedir. Bugün ABD dahil gelişmiş ülkelere bir bakalım, hepsi senyoraj hakkını kullanmaktadır. Peki senyoraj hakkı nedir? Bir ülkede emeğinin, üretiminin karşılığı, piyasada bulunması gereken (basması gereken) paradır. Özellikle ABD. dünyaya IMF yolu ile parasını satmakta yani parasını hem dünya parası yapmakta hemde para sattığı ülkeleri ekonomik olarak kendisine mahkum etmektedir. Bugün ABD 600 milyar dolar bütçe açığı vermektedir. Sebebi ise bastığı para ABD.nin üretimi karşılığı piyasada bulunması gereken para değil, bunun kat ve kat fazlasıdır. Şu an Dünyaya basıp pompaladığı parasının %90 ının karşılığı yoktur aslında. ABD nin en büyük korkusu, basıp Dünyaya pompaladığı dolarlarının ülkesine geri dönmesidir. Böyle olursa ABD. aşırı kandan ölecektir. Dünyaya o kadar para basıp pompalamıştırki ABD bu ekonomi ile aynı zamanda kendi sonunuda hazırlamaktadır. Bunun yanında AB. de ekonomik olarak dağılmaya mahkumdur. Nedenine gelince, avrupa nın nüfusu hızla yaşlanıyor, doğal kaynakları tükenme noktasına gelmiştir ve AB. ortak para birimine geçince emisyonunu kaybetmiştir. Bugün AB.nin en güçlü ekonomisi olan ALMANYA&amp;#8217;da işsizlik son 70 yılın en had safhasına ulaşmıştır. Tüm AVRUPA aynı kaderi paylaşıyor. Ayrıca gençliği esrar, eroin bataklığındadır. Vatan millet, insan sevgisinden yoksun ahlaksız bir gençlik yetişmektedir ve bizide kendilerine benzenmek için ellerinden gelen gayreti göstermektedirler. AB nin ömrü en fazla 15 yıldır. Aynı şekilde ABD de aynı kaderle başbaşadır. Onun için AVRUPA geleceğinindeki karanlık günlerin farkında olduğu gibi TÜRKİYENİN de geleceğindeki aydınlık günlerin farkındadır. TÜRKİYE genç ve eğitimli nüfusu, çok zengin yer altı ve yer üstü kaynakları hızla artan nüfusu ve en önemlisi MÜSLÜMAN kimliği ile AB. yi ve ABD yi endişelendirmektedir. Ayrıca TÜRK coğrafyası dediğimiz ortadoğuda ABD nin AB nin ve İSRAİL in büyük hesapları vardır. ATATÜRK döneminde, kirli hesaplarına ulaşamamışlardır. Örnek verecek olursak savaştan sonraki ülkenin içler acısı durumunu fırsat bilen ABD.liler ellerinde çantalar dolusu paralar ile gelmiş burada tarım yapacağız sanayi kuracağız bahaneleri ile bizden toprak satın almaya gelmişler, ATATÜRK bu tehlikeyi sezerek, çıkardığı bir kanunla vatan toprağının bir karışı bile yabancıya satılamaz demiştir. Yine ATATÜRK döneminde DÜNYAYA yüzde yüz bizim ürünümüz olan gaz maskeleri satılmıştır. ATATÜRK işçisinden mühendisine kadar Türk damgasını Dünya ya vurmayı amaçlamakta idi. Bunun yanında OSMANLI nın yıkılışına sebep olan, haçlıların OSMANLI topraklarına soktuğu 5000 hacı, hoca, evliya kılıklı ve kur&amp;#8217;an-ı çok iyi bilen casuzlar tarafından vehhabilik adında dinimize birtakım sapık inançlar sokuşturmuşlar ile içimize fitne ve fesat sokulmuş, ARAPLAR OSMANLIYA karşı kışkırtılmış ve OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN çöküşünü sağlamışlardır. ATATÜRK bunları çok iyi biliyordu ve o zamanlarda çıkardığı tekkelerin kaldırılması, hilafetin kaldırılması, CUMHURİYETİN İLANI, laikliği getirmesindeki asıl amacı hem milletimizin seçme ve seçilme özgürlüğü ile başındaki hükümeti belli bir süre için denemesi hemde ajan din adamlarının devlet yönetimine karışmasının önlenmesi idi. Kimilerinin dediği gibi ATÜTÜRK müslüman değildi yalanı çok yanlış ve tehlikeli bir sözdür. Düşünsenize laikliğin olmadığını ve hilafetin kalkmadığını. Elin hoca, evliya kılıklı müslüman kılıklı İNGİLİZİNİN ülkemizi parçalayıcı, bölücü faaliyetler gösterse idi her çıkan kanuna burnunu soksa idi, ortalığı fesata, delalete düşürseydi, bizi EHLİ SÜNNET&amp;#8217;TEN uzaklaştırsaydı. ALLAH muhafaza hem DİNİMİZİ hemde VATANIMIZI kaybederdik. Üstüne üstük kardeş kanı dökerer. Yine ATATÜRK döneminde bir TÜRK kızını hristiyan yapan bir ABD okulunu duyunca ATATÜRK o okulu derhal kapattırmıştır. Bu arada içimize sokulan bir fesattan daha bahsedeyim. LAİKLİK adına ATATÜRKÇÜLÜK adına baş örtüsüne karşı yaklaşımlar oluşmuştur. ATÜTÜRK ün hanımını biliyorsunuz, annesinide biliyorsunuz. Peki dikkat ettinizmi? Annesi ve hanımının resimlerinde hep başları muntazaman kapalıdır. ATATÜRK döneminden sonra, gelecek nesillere ATATÜRKÇÜLÜĞÜ bir islam düşmanlığı gibi göstererek Türkiye Cumhuriyeti üzerinde AB., ABD ve İSRAİL ürünü parçalama ve yok etme tezgahları içine girişmişlerdir. Son hedefleri ise TÜRK ORDUSU dur. TÜRK ORDUSU bu milletin sigortasıdır, bel kemiğidir. Siz bir ülkenin bel kemiğini kırarsanız o ülkeyi parçalamak ve yok etmek çocuk oyuncağı haline gelir. Ülkemiz üzerindeki bu kuşatma yıllardır sabırla uygulanıyor ve gelinen bugünkü nokta ya bakacak olursak. Ülkemiz iç ve dış borçları ve faizi ile 400 milyar doları aşmış durumda, bir başörtüsü sorunu nedeni ile kapanan genç kızlarımız , kadınlarımız ve onların aileleri bu gidişattan bezmiş durumda ve çareyi AİHM.de aramaktadırlar. Başörtüsü bizim iç meselemizdir. aile fertleri arasında çıkan sorunlar aile içinde çözülür. insanlarımızı yanlış yönlendirerek düşmanımız üzerinden medet aramaya teşvik etmektedirler. Şu anda doğu ve güneydoğu da bulunan yaklaşık 3500 ajan kürk, alevi, sünni kardeşlerimizi, yaşanan ekonomik burhanı da fırsat bilerek TÜRKİYE CUMHURİYETİNE karşı kışkırtmakta ülkemize saldıkları PKK. Belasının yanıda kimlik tartışmasınıda gündeme getirerek ortalığı karıştırmaya, milletimizi parça parça bölmeye çalışmaktadırlar. Bu tezgaha, OSMANLI döneminde vehhabilikle kuranlar şimdi isim değişikliği ile NURCULUK adında çıkardıkları MÜSLÜMAN TÜRK evladını hristiyanlaştırma oyununu da katmışlardır. NURCULARIN son tiyatroları ise BİZ BİR HRİSTİYAP PAPAZI ZİYARETE GİTTİK. NAMAZ VAKTİ GELDİ. PAPAZDA BİZİ BİR ODAYA GETİRDİ. GÖRDÜKKİ MEĞERSE PAPAZDA GİZLİ MÜSLÜMANMIŞ. Masalları ile halkımızı dinden imandan çıkarmaya ve PAPAZ sevgisini yaymaya çalışmakadırlar. Gelelim siyasilerimize bu zamana kadar ne yaptılar BİZE ECDADIMIZIN CANINI FEDA EDEREK, ŞEHİT OLARAK- GAZİ OLARAK EMANET ETTİKLERİ VATAMIZA nasıl sahip çıktılar, nasıl yönettiler. Halkımızı, TÜRK DÜŞMANI, İSLAM DÜŞMANI ve BU TOPRAKLARDA GÖZÜ OLAN, BAŞ DÜŞMANIMIZ OLAN. ABD ye AB. ye sevdirmeye, bunun yanında ŞANLI TÜRK İSLAM TARİHİMİZİ karalamaya adeta BİZLERİ OSMANLIYI KARALAYARAK, torunu olduğumuzu unutturacakmışcasına bu ülkeyi idare ettiler, (BAZILARI İSTİSNA). Son hükümete bakıyoruz TÜRKİYE CUMHURİYETİ tarihinde halkımız hiç bu kadar uyutulmamıştır. Ülkemiz adeta yabancılara parsel parsel satışa çıkarılmış, borç üç yılda 200 milyar dolardan 400 milyar doları aşmış, işsizlik 10 milyonu aşmış, tarım kesimi çökertilmiştir. Mersinde bir çiftçi Sayın Başbakana derdini anlatmak isterken, başbakandan hiç beklemediği bir cevabı almış (ANANI ALDA GİT) ve mahkemeye verilmiştir.Bunlar çulsuz bir AB. ne girme bahanesi için yapılması ayrı bir konudur. Ekonomi çok iyi, süper gidiyor yalanları ile bu noktaya gelinmiştir. Bu noktada yıllardır bir ismi takip ediyorum. Bu kişi ülkemiz üzerine oynanan oyunları ve izlenmesi gereken siyasi ve ekonomik yolu yıllardır iktidardan muhalefetine seslendi durdu. Onun yıllar önce tesbit ettiği gerçekler bugün gün yüzüne çıkmaya başladı. Ben siyaseti sevmem ancak çünkü siyasiler çok şeylere söz verirler iktidara gelince söylediklerinin 10 da 9 unu unuturlar ve hepsininde çizgisi aynıdır AB.ye girmek.Birisi çıktı ve dağılan zihnimizi, fikrimizi, inancımızı tekrar toparladı, bizi bize tanıttı, TÜRKLÜĞÜMÜZÜ bize yeniden hatırlattı. Dostumuzu düşmanımızı unutmamayı, uyanık ve akıllı olmayı anlattı ve TÜRK MİLLETİNİ ayağa kaldıracak, AB. yenire BÜYÜK TÜRK BİRLİĞİ ele yeniden OSMANLI özlemini gerçekleştirecek. AVRUPANIN, ABD.nin içimizde uyuttuğu ve hiçbir zaman uyanmasını istemediği o OSMANLI TÜRK ruhunu tekrar dirilten ve bunun yolunun önce EKONOMİK BAĞIMSIZLIKTAN geçtiğini bizlerin, adeta servet üzerinde oturan dilenci konumunda olduğumuzu bize hatırlatıyor. İSTANBUL ve BAKÜ MİLLİ EKONOMİ MODELİ KONGRELERİ ile TÜRK ve yabancı akademisyenler bu modelin uygulanabilir olduğunu ve bir an önce hayata geçirilmesini istemektedirler. İlk etapta TÜRKİYE de merkez olmak üzere, AZERBAYCAN ve RUSYA da birer şube kurulması kararlaştırılmıştır.Şimdi size soruyorum. Kimimiz fanatik kimimiz değil, hepimizin bir partisi var, bir çizgisi var buna rağmen biz kimlere oy vermedikki? ANAPlısı, DYPlisi, MHPlisi, SAADETPlisi, ...partilerimizi birkereleğine bırakıp bundan önceki koalisyonu iktidara getirmedikmi, şu anki hükümeti iktidara getirmedikmi? Hatta AKP ye bilerek oy verdik. AKP seçim meydanlarında, ben IMF ve AB. çizgisinden sapma olmadan devam edeceğim demedimi. Bile bile oy verdik. Sonuç ortada. Prof. Dr. Haydar BAŞ ise 10 yıldır 15 yıldır, hatta daha fazla süredir hükümetleri uyardı durdu. Kimse dikkate almadı. Siyasete girmeye mecbur kaldı, çünkü ülkemiz bataklığa düşmüşcesine çırpındıkça batıyor. Prof. Dr. Haydar BAŞ yıllardır söyleyip hükümetlere yaptıramadığı düşüncelerini, şimdi kendisi yapmak için siyasete girmiştir. Dikkan edilirse Haydar BAŞ&amp;#8217;a siyasete girdikten sonra özellikle MİLLİ EKONOMİ MODELİ KONGRESİNDEN sonra, çeşitli iftira ve karalama olayları başlamıştır. Bunlar tamamen AB. ABD. ve onun uşağı olan iç basın, yayın organlarının tezgahıdır ve şuan bunlar ayrı ayrı mahkemeye verilmiş ve verilmeye devam ediyor. ABD. AB. İSRAİL biliyor ki Haydar BAŞ başa geçerse ülkemiz üzerindeki çirkin emellerine alet olamayacaklar, ülkemizin yükselişine engel olamayacaklar. Artık kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Bir olup beraber olup bir seferliğine BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ (BPT) ye oy verelim. Yine tekrarlıyorum. Biz kimleri iktidar yapmadıkki? &amp;#8220;Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar&amp;#8221; misali yapmayalım. Saygılarımla..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/YAKIN-SYYASY-TARYHYMYZYN-POLYTYK-ANALYZY-b1-p37.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>OLUŞLARIN HAREKET NOKTASI İNSAN</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-04-05T16:54:31Z</pubDate>
		<description>&lt;div class=&quot;EC_storytitle&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İster ferdî ister toplumsal olaylar olsun, olumlu veya olumsuz &lt;strong&gt;her olayın temelinde, hareket noktasında; merkezinde insan vardır&lt;/strong&gt;. İnsanı tanımadan, insanın sebep olduğu hiçbir olumsuzluğu ortadan kaldırmak ya da olumlu davranışlarda devamlılık sağlamak mümkün değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojik açıdan dünyada çok hızlı gelişmeler sağlanmasına rağmen, insanın gerçek manada mutluluğu bir türlü sağlanamamıştır. Yapılan her yeni buluş, icat edilen her yenilik, insanın kullanımına sunulan şeyler hakkında olmuş ama, maalesef insanın manası; ruh ve gönül yapısı ihmal edilmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla her şey insan için fakat, &lt;strong&gt;&amp;#8220;insan ne için&amp;#8221;,&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&amp;#8220;kimin için?&amp;#8221;&lt;/strong&gt; sorusu muallakta &lt;em&gt;(ortada)&lt;/em&gt; kalmıştır. Bunun sebebi de insanı tanıma noktasındaki eksikliktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İnsan, maddesiyle manasıyla bir bütündür.&lt;/strong&gt; İhtirasları, arzuları, istekleri, ihtiyaçları; fizikî ve ruhî yapısı vardır. İhmal edilen hangi yönü olursa olsun aksamalar meydana çıkar. İnsanın aksayan yönünün yansımaları gerek fert, gerek toplum planında olumsuzluk olarak meydana çıkar. &lt;strong&gt;Fert planında kişinin karakteristik özellikleri, davranış biçimi olarak günlük yaşantısına yansır.&lt;/strong&gt; Bu insan ferdi davranışını toplum içerisinde de sergileyeceği için onun yansımalarını toplum da birlikte yaşayacak, olumlu ya da olumsuz davranışlardan toplum da etkilenmiş olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öfke tabiatlı bir insan isek eğer; ikinci şahıslarla ilişkide, yapılan işlerde öfke hâkim olacaktır; öfkenin yaydığı negatif enerjiden etraftakiler olumsuz etkilenecektir. Sabırlı, sevecen, güler yüzlü biri isek eğer; ikinci şahıslarla ilişkide, yapılan işlerde, güzellikler yaşanacak; oluşan pozitif enerjiden çevremiz de olumlu etkilenecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bahsettiğimiz şeyler basit, her gün yaşadığımız gündelik olaylar gibi görünse de tüm sosyal olayların temelini, ferdin ve toplumun yaşantısını olumlu ya da olumsuz etkileyen, çok ama çok önemli olaylardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi elimizi vicdanımıza koyarak ülkemizdeki eğitim sisteminin bu yönde ne kadar fayda sağladığına bakarsak, hiç de iç açıcı sonuçlar ortaya çıkmayacağını görürüz. &lt;strong&gt;Eğitim, gerek ailede gerek eğitim kurumlarında; madde- mana; ruh-beden ilişkisi göz önüne alınarak yeniden düzenlenmelidir.&lt;/strong&gt; O zaman, şanlı bir milletin nerden nereye geldiğini; toplumsal dertlerimizin bir bir çözüldüğünü görürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Demek ki toplumsal huzurun sağlanması için öncelikle insanın kendisi fert planında ele alınmalı ve eğitimi ona göre yapılmalıdır.&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;EC_storycontent&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Uğur Kepekçi-TUNALIM...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/OLULARIN-HAREKET-NOKTASI-YNSAN-b1-p36.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>A-B'nin ETEKLERİ TUTUŞTU</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-04-03T22:38:00Z</pubDate>
		<description>&lt;table border=&quot;0&quot; width=&quot;100%&quot; id=&quot;post&quot;&gt;&lt;br /&gt;	&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td&gt;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Teslimiyet süreci kesilecek paniği&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			    AKP iktidarı süresinde ülkenin üniter yapısına darbe vuracak her türlü tavizi koparan AB ve ABD yetkilileri kapatma davasının kabulü ile ağız birliği etmişçesine aynı ifadelerle yargıya saldırdılar, hükümeti sahiplendiler&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;    Millete ait olan egemenliği bile Avrupa Birliği&amp;#8217;ne teslim eden, BOP eşbaşkanlığı adı altında Amerika&amp;#8217;nın bölgedeki politikalarına hizmet eden AKP&amp;#8217;nin kapatılmasına ilişkin davanın Anayasa Mahkemesi tarafından kabül edilmesinin ardından yabancılar içerideki işbirlikçileriyle birlikte yargıyı hedef tahtasına oturttular. İktidara her istediğini yaptırtan AB ve ABD, teslimiyet sürecinin sona ereceği endişesi ile telaşa kapıldı. Çünkü, emperyalistlerin henüz tamamlattıramadığı dayatmalar kapıda bekliyordu.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;em&gt;AKP&amp;#8217;ye böyle destek verdiler&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Rehn:&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;font color=&quot;#0000e0&quot;&gt; Kapatma davası haksız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			AB Komisyonu&amp;#8217;nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin, AKP hakkında açılan kapatma davasına ilişkin iddianameyi kabul etmesinden kaygı duyduğunu açıkladı. Rehn, &amp;#8220;Bu davada haklı bir durum görmüyorum&amp;#8221; dedi. Olli Rehn, yaptığı yazılı açıklamada, AKP&amp;#8217;ye açılan kapatma davasıyla ilgili olarak yarın Avrupa Komisyonu&amp;#8217;nu bilgilendireceğini ve bunun, AB&amp;#8217;ye aday bir ülkenin, değişiklik gerektirebilen anayasasında sistemik bir hata olduğunu gösterdiğini bildirdi.&lt;/font&gt;&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;Ruijten:&lt;/u&gt; Hükümet topal bırakıldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Avrupa Parlamentosu&amp;#8217;nun Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruijten, Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin AKP&amp;#8217;nin kapatılması istemiyle hazırlanan iddianameyi kabul etmesinin Türk hükümetini topal bıraktığını söyledi. Ria Oomen Ruijten, Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı&amp;#8217;nın AKP&amp;#8217;nin kapatılması istemiyle hazırladığı iddianameyi kabul etmesini NTV&amp;#8217;ye değerlendirdi. Ruijten, &amp;#8220;Böyle bir süreç devam ederken bir hükümetin tam olarak ülkeyi yönetmesi mümkün değil&amp;#8221; diye konuştu.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Swoboda:&lt;/u&gt;&lt;/span&gt; Karar felaket &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			AKP&amp;#8217;nin kapatılma davasının Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nde kabülünün ardından Avrupa Parlamentosu&amp;#8217;nun diğer üyelerinden de yargıyı hedef alan küstahça açıklamalar geldi. AP Sosyalist Grup Başkan Vekili Hannes Swoboda, Rehn ile Ruijten&amp;#8217;i aratmadı.  Swoboda kararı &amp;#8220;felaket&amp;#8221; olarak nitelendirdi. Davanın Türk demokrasisine bir tehdit olduğunu savunan Sosyalıst Grup başkan vekili Swoboda, &amp;#8220;AKP&amp;#8217;nin kapatılma davasından  çıkacak olumsuz tablonun Türkiye&amp;#8217;nin Avrupa Birliği yolculuğunun sonu olabileceğini&amp;#8221; ileri sürdü.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Casey:&lt;/u&gt; &lt;/span&gt;Demokrasiye bağlı kalın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			ABD Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden Tom Casey, Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin, AKP&amp;#8217;nin kapatılması istemiyle açılan davaya ilişkin iddianameyi kabulünün ardından, ilgili taraflardan siyasal olmayan ve Türk seçmenlerin son seçimlerde ifade ettiği temsili demokrasi ilkelerine bağlı bir süreç beklediklerini söyledi. Tom Casey, &amp;#8220;Herşeyden önce bildiğiniz gibi biz, Türkiye&amp;#8217;nin bağlı olduğu demokratik değerlere ve laik ilkelere büyük önem veriyoruz ve bu da bizim ilişkimiz ve müttefikliğimiz için temeldir&amp;#8221; dedi. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Avrupa&amp;#8217;dan baskı ziyareti&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/span&gt;AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso ve AB Komisyonu&amp;#8217;nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, 10-12 Nisanda Türkiye&amp;#8217;yi ziyaret edecek. Barroso ve Rehn, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek. AB Komisyonu&amp;#8217;ndan yapılan açıklamada, Barroso ve Rehn&amp;#8217;in Türkiye&amp;#8217;de çeşili mesajlar vereceği, bunlar arasında Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesine ve Türkiye&amp;#8217;deki reform sürecine destek mesajlarının öncelikli olarak yer alacağı duyuruldu. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Avrupanın telaşı basınlarına da yansıdı&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin, AKP&amp;#8217;yi kapatma davasını kabul etmesi dünyada büyük yankı buldu. Avrupa basını Türkiye&amp;#8217;nin krize itildiğini savundu. İşte Avrupa basınının, konu ile ilgili değerlendirmeleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;Yabancı sermaye ile tehdit&lt;/u&gt;:&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;&lt;em&gt;İngiliz The Guardian:&lt;/em&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;font color=&quot;#0000e0&quot;&gt; Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin kararı ile &amp;#8220;ülkenin krize atıldığı&amp;#8221; yorumunu yaptı. Gazete, &amp;#8220;Ankara&amp;#8217;nın laik elit ile yeni sınıf muhafazakar reformcu Müslümanlar arasındaki güç mücadelesinin, Türkiye&amp;#8217;nin AB iddiasını zedeleyeceğini ve yabancı sermayeyi caydıracağını&amp;#8221; yazdı.&lt;/font&gt;&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;u&gt;&lt;/u&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;&lt;em&gt;Washington Times :&lt;/em&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;font color=&quot;#0000e0&quot;&gt;&amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;de en yüksek mahkeme, potansiyel bir kriz yaratabilecek bir davayı başlatmaya karar verdi&amp;#8221; değerlendirmesini yaptı. Gazete, Türkiye&amp;#8217;nin AB başvurusu ve başarılı ekonomik canlanmasının geleceğinin riskte olduğunu yazdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/font&gt;&lt;/em&gt;&lt;u&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;Patlama tehlikesi var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			New York Times&lt;/span&gt;&lt;font color=&quot;#0000e0&quot;&gt; :&lt;/font&gt;&lt;/em&gt;&lt;/u&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;em&gt;&amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;deki mahkeme, patlama tehlikesini içeren bir davayı kabul etti&amp;#8221; başlıklı haberinde &amp;#8220;Mahkeme kararı, Türkiye&amp;#8217;yi dindar ile laik Türkler arasındaki nihai çatışmaya da yakınlaştırdı&amp;#8221; görüşünü dile getirdi.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;İngiliz The İndependent&lt;/u&gt; &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;em&gt; &amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;de iktidar partisi, &amp;#8217;fazla dindar&amp;#8217;olduğu için yargılanacak&amp;#8221; başlığını kullandığı haberinde analistlere dayanarak AKP&amp;#8217;nin anayasayı değiştirme planının siyasi olarak &amp;#8220;çok tehlikeli&amp;#8221; olacağını da yazdı. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Ekonomi gazetesi Financial Times ,&lt;/u&gt;&lt;/span&gt; &amp;#8220;Türkiye, aylarca sürebilecek siyasi ve ekonomik belirsizlik ile karşı karşıya&amp;#8221; diye yazdı. Gazete, Anayasa Mahkemesinin kararının İstanbul borsasını düşürdüğünü de belirtti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;&lt;em&gt;İstikrarsızlık yaratabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			İspanyol El Pais,&lt;/em&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;em&gt; &amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;deki Anayasa Mahkemesi, iktidardaki ılımlı İslami AKP&amp;#8217;nin yasaklanmasına ilişkin süreci başlatma kararını aldı. Bunun da, AB&amp;#8217;ye aday bu ülkede ciddi bir siyasi istikrarsızlığı yaratabilir&amp;#8221; yorumunu yaptı. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Alman yayın kurumu Deutsche Welle&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;  &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2 style=&quot;color: #0810ff&quot;&gt;&lt;em&gt;    &amp;#8220;Anayasa Mahkemesi, AKP hakkında kapatılması istemiyle Yargıtay&amp;#8217;ın hazırladığı iddianameyi kabul etti. Bu aşamadan sonra ön savunmasını yapması için iddianame AKP&amp;#8217;ye gönderilecek&amp;#8221; dedi.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;AB ve ABD&amp;#8217;NİN AKP&amp;#8217;YE YAPTIRDIKLARI&lt;/u&gt;&lt;/span&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;Egemenlik devredildi&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			    Başbakan Erdoğan ile dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 29 Ekim 2004&amp;#8217;te İtalya&amp;#8217;nın başkenti Roma&amp;#8217;da Avrupa Birliği Anayasası&amp;#8217;nın imza törenine katıldı. Gül ve Erdoğan ikilisi, AB Anayasası&amp;#8217;na Hıristiyanlık dünyası için tarihi öneme sahip Papa X. Innocenizo&amp;#8217;nun heykeli önünde imza attı. İmza töreninin ardından Erdoğan ve Abdullah Gül AB liderleriyle fotoğraf çektirdi.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;u&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Topraklar yabancıya satıldı&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/u&gt;     AKP, 1986 yılında Anayasa Mahkemesi&amp;#8217;nin yabancıya toprak satışını engelleyen kararını yasa değişiklikleri ile aşarak peşkeşin önünü açtı. Devletin resmi rakamlarına göre geçen yıl yabancıya 2 milyar 952 milyon dolarlık net gayrimenkul satışı yapıldı. İktidar, &amp;#8220;Türkiye&amp;#8217;ye yabancı sermaye girdi&amp;#8221; diyerek yaptığı satışla övünmeye devam ediyor.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Lozan&amp;#8217;ı delen yasa Meclis&amp;#8217;ten geçti&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/span&gt;    10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer&amp;#8217;in, &amp;#8220;Lozan&amp;#8217;ı deldiği&amp;#8221; gerekçesiyle yeniden görüşülmek üzere Meclis&amp;#8217;e iade ettiği tartışmalı Vakıflar Yasa Tasarısı TBMM Genel Kurulu&amp;#8217;nda kabul edildi. Kanunun tümünün yapılan açık oylamasına 314 milletvekili katıldı. Oylamada, 242 milletvekili kabul, 72 milletvekili ise ret oyu kullandı. Yasayla yabancıların Türkiye&amp;#8217;de yeni vakıf kurabilmelerine olanak sağlanıyor. Yabancılar, aynı zamanda Türkiye&amp;#8217;de kurulan vakıfların yönetim organlarında da görev alabilecek. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;u&gt;&lt;em&gt;Haçlı seferlerine vize verdiler&lt;/em&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;     29 Ocak 2007&amp;#8217;de Vakıflar Genel Müdürlüğü&amp;#8217;nde basın toplantısı yapan Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, bir gazetecinin, &amp;#8220;Cemaat vakıfları misyonerlik faaliyetleri yaparlarsa ne olacak?&amp;#8221; şeklindeki sorusuna, &amp;#8220;Vakfın dini amacı varsa, amacı doğrultusunda elbette çalışacak&amp;#8221; cevabını verdi.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;           Yazıcıya&amp;#8217;ya tepki gösteren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu, misyonerliğin milli güvenlik problemi olduğunu hatırlattı. Hatipoğlu, &amp;#8220;Misyonerlik konusunda AB baskısı devam ediyor. Hükümet bu yüzden sıkıntılı&amp;#8221; diye konuştu. Misyonerlik faaliyetleri AKP döneminde zirveye çıktı. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Talabani&amp;#8217;yi ağırladılar&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/span&gt;      10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde kabul edilmeyen Irak&amp;#8217;ın ABD&amp;#8217;nin kuklası devlet başkanı Celal Talabani, Ankara&amp;#8217;da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&amp;#8217;ün &amp;#8220;mevkidaşı&amp;#8221; olarak ağırlandı. Gül, Irak&amp;#8217;ın kuzeyine kara harekatı başladığı gün arayıp davet ettiği Talabani&amp;#8217;yi Köşk&amp;#8217;ün kapısında karşıladı. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;DTP&amp;#8217;liler Çankaya&amp;#8217;ya çıktı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/u&gt;    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, &amp;#8220;PKK&amp;#8217;ya terör örgütü demeyen&amp;#8221; DTP heyetini Köşk&amp;#8217;te kabul etti. Gül, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde de, bölücü örgüte destekten cezaevinde yatıp çıkan Leyla Zana ve arkadaşlarını, Bakanlığın resmi konutunda ağırlamıştı. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Barzani&amp;#8217;ler davet edildi&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			   Türkiye&amp;#8217;nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik&amp;#8217;in, Irak&amp;#8217;ın kuzeyinde gerçekleştirdiği temaslarda, &amp;#8217;Bölgesel Kürt Yönetimi Başbakanı&amp;#8217;Neçirvan Barzani&amp;#8217;yi, Türkiye&amp;#8217;ye davet ettiği öğrenildi. Cumhuriyet&amp;#8217;in haberine göre, temaslarda Nisan&amp;#8217;ın 3. haftasında KDP Dışilişkiler Sorumlusu Sefin Diyazi başkanlığında bir heyetin de Ankara&amp;#8217;ya gelmesi konusunda uzlaşıldığı belirtilirken, görüşmelerde Irak&amp;#8217;ın kukla Cumhurbaşkanı Celal Talabani&amp;#8217;nin partisi KYB yetkililerinin de yeraldığı belirtildi.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;Cargill&amp;#8217;e kıyak TBMM&amp;#8217;den geçti&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			    İktidarla muhalefet arasında Amerikan şirketi &amp;#8220;Cargill&amp;#8217;e af getirdiği&amp;#8221; tartışmalarına yol açan 11 Ekim 2004 tarihinden önce gerekli izinler alınmadan tarım dışı kullanıma açılan arazilerin, istenilen amaçla kullanımına imkan sağlayan kanun teklifi Meclis Genel Kurulu&amp;#8217;nda kabul edildi. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt;&lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;BUNLAR DA İLERİYE DÖNÜK PLANLANANLAR&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;301. Maddeyi kaldırın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/u&gt;   Türklüğe hakareti yasaklayan 301. maddenin kaldırılması için bastırıyorlar. AB&amp;#8217;li yetkililer bu maddeyi ağızlarına sakız yaptı. Mart ayı başında vıÜüv0Başbakanlık Resmi Konutu&amp;#8217;nda verilen yemekte konuşan Başbakan Tayyip Erdoğan ise, Türk Ceza Kanunu&amp;#8217;nun 301. maddesinin yeniden yazımı çalışmalarının Adalet Bakanlığı&amp;#8217;nca tamamlandığını anlattı. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;u style=&quot;color: red&quot;&gt;Papaz ekümenik ilan edilsin&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			   Fener Pum Patriği Bartholomeos&amp;#8217;un &amp;#8220;ekümenik&amp;#8221; ilan edilmesi için Avrupa ile Amerika sürekli telkinde bulunuyordu. ABD ve ABD&amp;#8217;nin yetkilileri her Türkiye ziyaretinde Patrikhaneye gitmeyi alışkanlık haline getirmiş, patrikten sürekli &amp;#8220;ekümenik&amp;#8221; diye söz etmişlerdi. Konu AB raporları ile Türkiye&amp;#8217;ye dayatılırken, ABD&amp;#8217;de İnsan Hakları Raporlarında konuyu sürekli gündeme getirdi. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;em&gt; &lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;Ruhban okulu açılsın&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			     Avrupa Birliği ile Amerika&amp;#8217;nın dayattığı diğer konu ise, Ruhban Okulu&amp;#8217;nun açılması oldu. Bu konuda yabancılara olumlu mesajlar veren AKP, henüz bu dayatmayı da hayata geçirememişti. Bu talepte AB raporları ile ABD&amp;#8217;nin insan hakları raporlarına girerken, yabancı yetkililer de her Türkiye ziyaretlerinde konuyu gündeme getirdiler. &lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;/h2&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h2&gt;&lt;em&gt;&lt;span style=&quot;color: red&quot;&gt;&lt;u&gt;PKK ile masaya oturun&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/span&gt;Ankara&amp;#8217;ya geçtiğimiz ay ziyaretlerde bulunan ABD&amp;#8217;li yetkililer iktidara bu telkinde bulunurken, Avrupa Parlamentosu&amp;#8217;nu bölücülere açan Avrupa Birliği de sürekli bu yönde telkinlerde bulundu. Celal Talabani&amp;#8217;yi Ankara&amp;#8217;da ağırlayan ardından peşmergeyi davet eden AKP&amp;#8217;nin bu yönde atacağı adım merak ediliyordu.&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;/em&gt;&lt;/h2&gt;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;	&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;TUNALIM...&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/A-B-nin-ETEKLERY-TUTUTU-b1-p35.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>KAYIP TÜRKLER</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-03-30T18:57:03Z</pubDate>
		<description>&lt;table border=&quot;0&quot; cellpadding=&quot;6&quot; width=&quot;100%&quot; class=&quot;blog_table&quot;&gt;&lt;br /&gt;	&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td class=&quot;header&quot;&gt;&amp;#160;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;		&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;			&lt;td class=&quot;blog_table_content_td&quot;&gt;&lt;!-- Note --&gt;&lt;br /&gt;			&lt;h1 class=&quot;title&quot;&gt;İşte hayatın gerçeği&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;			&lt;div class=&quot;entry&quot;&gt;&lt;br /&gt;			&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;			&lt;p&gt;&lt;br /&gt;			&lt;table border=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; cellpadding=&quot;0&quot; class=&quot;td&quot;&gt;&lt;br /&gt;				&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;					&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;						&lt;td&gt;&lt;br /&gt;						&lt;div&gt;&lt;br /&gt;						&lt;font size=&quot;6&quot;&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;/strong&gt;&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						TRABLUS - Tarih eğer yazacaksa muhtemelen onlar için &amp;#8220;Kayıp Türkler&amp;#8221; notunu düşecektir. Kimsenin bilmediği Göçer köyünde yaşayan 3 bin Türkmen, Türkçe öğrenmek için anavatan dedikleri Türkiye&amp;#8217;den yardım istiyor. Yıllarca Osmanlıyı beklemişler. Ne gariptir ki Devlet-i Ali Osman-i&amp;#8217;nin yıkıldığını ancak 1935&amp;#8217;te öğrenmişler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/resim/554/14.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Yeşile bürünmüş ağaçların arasından zor seçiliyor, birbirine yapışık taş evler... Yaklaştıkça bir Anadolu köyüne geldiğiniz hissine kapılıyorsunuz. Sokaklarda karşılaştığınız insanların ten rengi sizi bir an için şaşırtıyor. &amp;#8220;Acaba?&amp;#8221; diye düşünmeye başladığınız sırada asıl şaşkına çeviren manzarayla karşılaşıyorsunuz. Köylüler size Anadolu Türkçesi ile &amp;#8220;Hoş geldiniz.&amp;#8221; diyor. Sonra köyün ortasında okul olduğu tabelasından güçbela anlaşılan, sıvaları dökülmüş iki katlı binadan yükselen tiz bir sesle merakınız daha da artıyor: &amp;#8220;Ah dedim ağladım. Yaremi bağladım. Egdi yar boynum egdi, hançer yarasındaydı domdom kurşunu degdi. Allah kerim könlüm sendegdi.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Burası Edirne&amp;#8217;nin ya da Kars&amp;#8217;ın bir köyü değil. Lübnan&amp;#8217;la Suriye arasındaki sınırın bittiği yer. Köy halkı ise gözden uzak oldukları için gönülden de uzak kalmış Türkmenler. Daha doğrusu tarih kitaplarında esamisi bile okunmayan &amp;#8220;Kayıp Türkler.&amp;#8221; Sahi, kim bu Türkler? Bu dar alana nasıl sıkışıp kaldılar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Göçer (Kwaşra) köyünde yaşayanların hikâyesi oldukça eskiye dayanıyor. Osmanlı İmparatorluğu&amp;#8217;nun üç kıtada hüküm sürdüğü dönemde buraya Anadolu&amp;#8217;dan getirilip yerleştirilmişler. Osmanlı getirdi diye dedeleri, orada yaşayan yerli Araplar tarafından &amp;#8220;Sultan&amp;#8217;ın çocukları&amp;#8221; diye karşılanır. Ancak bu itibarlı ve huzurlu günler daha sonra acı bir sona doğru sürüklenir. Osmanlı Devleti gücünü kaybedip Ortadoğu&amp;#8217;dan çekilince Türkmenler yalnız kalır. Göçer köylüleri Osmanlı&amp;#8217;nın peşinden Anadolu&amp;#8217;ya göç etmek ister; ancak bu istekleri gerçekleşmez. 1918&amp;#8217;de Fransızlar bugünkü Lübnan topraklarını işgal eder ve Türkmenler Fransız hattını yarıp Anadolu&amp;#8217;ya geçemez. Dar alana sıkışıp kalan Türkmenler varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşler. İşgal sırasında Fransız askerlerinin dokunmadığı Türkmenlere 1986&amp;#8217;da Lübnan&amp;#8217;ı işgal eden Suriye de &amp;#8220;Osmanlı torunları&amp;#8221; oldukları gerekçesiyle ilişmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						İşgaller ve savaşlardan kurtulan Türkmenler farkında olmadan başka yönleriyle bir yok oluşa doğru sürükleniyor. Bu durumu kavrayan yaşlı Türkmenler anavatanımız dedikleri Türkiye&amp;#8217;den &amp;#8220;acil&amp;#8221; yardım istiyor: &amp;#8220;Kültürümüz yok olmadan ne olur bize Türkçe öğretin.&amp;#8221; Türkmenler korkularında haksız değil. Çok az kişinin dışında yeni nesil Türkmence bilmiyor. Konuya hassas aileler evlerinde çocuklarına zor da olsa Türkçe öğretmeye çalışıyor. Ancak bu okullarda öğretilen Arapça ve Fransızca karşısında yeterli gelmiyor. Okula giden her çocuk Lübnan&amp;#8217;da resmi eğitim dili olan Arapça ve Fransızca&amp;#8217;yı gündelik hayatta da kullanıyor. Fransızca şarkı söylüyor, şiirlerini ve mektuplarını Fransızca yazıyorlar. İsimler bile Fransızca yazım biçimi ve okunuşuna göre kullanılıyor. Örneğin 15 yaşındaki Türkmen Yusuf&amp;#8217;un adı Youssef olarak yazılıyor ve okunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Diğer Türkmen köyü artık yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Trablus&amp;#8217;a (Tripoli) bağlı iki Türkmen köyü var; Göçer ve Aydamun. Aydamun Türkmenleri kendi anadilleri olan Türkçe&amp;#8217;yi zamanla tamamen unutmuşlar. Bu yetmemiş asıllarıyla birlikte dinlerini de terk etmişler. Şu anda köyde yaşayanların yarısı Müslüman, diğer yarısı ise Hıristiyan inancına sahip. Köyde yaşlılar dahil Türkmence&amp;#8217;yi konuşabilen yok. Zaten onlar da artık kendilerini Türkmen olarak pek tanımlamıyorlar. Lübnan&amp;#8217;da Türkmen köyü olarak sadece Göçer biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Göçer köylülerinde de son yıllarda ciddi bir değişim görülmeye başlanmış. Türkçe&amp;#8217;nin Arapça ve Fransızca karşısında direnememesi bir yana yavaş yavaş kültürlerini ve geleneklerini de kaybetmeye başlamışlar. Daha 10 yıl öncesine kadar Göçer köyünde hiçkimse yabancıyla evlenmezken şimdilerde neredeyse her hanede bur tür evliliğe rastlanıyor. Bunlardan biri de Esad ailesi. Bu aileden iki kız, Arap olan komşu köydeki gençerle izdivaç yapmış. Türkmen kızı Duha Esad, Erman Dergiş isimli bir Arapla evli. Bu evliliklerinden bir çocuk dünyaya gelmiş. Duha Esad bir Arapla evli olmasına rağmen çok iyi Türkçe konuşuyor. Esad iki yaşındaki oğluna da Türkçe&amp;#8217;yi öğretmeye yemin etmiş. Genç anne Duha Esad evliliğini şöyle anlatıyor: &amp;#8220;Allah&amp;#8217;a şükür mutlu bir yuvam var. Ben Türkçe&amp;#8217;yi ailemden öğrendim. Anadilimi şimdi oğluma öğretiyorum. Bir Arapla evli olabilirim; ama özümü asla eksik etmem.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Duha Esad&amp;#8217;ın kız kardeşi Hanan da bir Arap gençle evliliğe hazırlanıyor. Beyaz tenli, renkli gözlü, kumral saçlı Hanan kendi durumunu anlatırken biraz da acı gerçeğin altını çiziyor: &amp;#8220;Ben okula devam edemedim. Her Türkmen kızı gibi benim de ortaokuldan sonra eğitime devam etmem mümkün olmadı. Araplarla evlenmek zorunda kalıyoruz. Köydeki herkes neredeyse akraba olmuş. Türkiye&amp;#8217;de olsaydım durum farklı olurdu.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Okuldan Türkiye&amp;#8217;ye selam var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						65 yaşındaki Muhamed Hasan Çelem, Hanan&amp;#8217;dan farklı düşünmüyor. Ona göre de artık Türkmenler bu bölgede soy anlamında yok oluyorlar. &amp;#8220;Köyde kız verecek, kız alacak kimse kalmadı. Herkes daha önce bu işi yapmış. Şimdi mecburen Araplardan kız alınıyor, Araplara kız veriliyor. Ancak biz burada tek bir şey yapabiliriz. O da kendi kültürümüzü, dilimizi, dinimizi çocuklarımıza iyi öğretmeliyiz. Evlendiklerinde de bunu yaşasınlar, çocuklarına aktarsınlar. Başka çözüm yok.&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&amp;#8220;Ah dedim ağladım yaremi bağladım&amp;#8221; türküsünü söyleyen 12 yaşındaki Hasan Halit İbrahim, Göçer köyündeki okulda okuyor. Acıklı türküyü sıvası dökülmüş daracık sınıfında haykırırken aslında Türkiye&amp;#8217;yi ağıt yaktığını söylüyor: &amp;#8220;Türkçe&amp;#8217;ye ailemden öğrendim. Çok iyi bilmiyorum. Bu türküyü dedem söylerdi. Ben de canım sıkılınca söylerim, arkadaşlarım da beni dinler. Bu türküyü Türkiye&amp;#8217;de yaşayanlar için söylüyorum. Bizim yaramıza derman bulsunlar. Türkçe&amp;#8217;yi arkadaşlarım bilmiyor. Ben az biliyorum. Bize yardım etsinler.&amp;#8221;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						Başı örtülü genç bir kız. İmkanlar elverirse 17 yaşındaki Arife Hanuf önümüzdeki sene liseye gidecek. &amp;#8220;Türkiye senin için ne ifade ediyor?&amp;#8221; sorusuna Türkmen kızı, diğer arkadaşlarının da duygularına tercümanlık eden bir cevap veriyor: &amp;#8220;Hiç bilmesem de görmesem de orası benim anavatanım. Lütfen Türkiye&amp;#8217;ye benden ve arkadaşlarımdan selam götürün. Türkmen kardeşlerinizin selamı var deyin.&amp;#8221; Arife&amp;#8217;nin arkadaşı 16 yaşındaki Ahmet İbrahim de Türkiye hakkında hiçbir şey bilmiyor. İstanbul, İbrahim Tatlıses ve Galatasaray onun için bir anlam ifade etmiyor; çünkü Ahmet Türkiye&amp;#8217;yi sadece haritadan biliyor. 14 yaşındaki Yusuf Hayrullah biraz daha şanslı. O dedesi sayesinde Türkiye&amp;#8217;yi biraz biliyor. En azından İstanbul&amp;#8217;u fotoğraftan görmüşlüğü var. Yusuf&amp;#8217;a dedesi Türkiye&amp;#8217;yi &amp;#8220;vatanımız&amp;#8221; olarak öğretmiş. Kadie Muhammed 15 yaşında, Yusuf&amp;#8217;la aynı sınıfta okuyor. Bildiği tek Türkçe cümle: &amp;#8220;Anavatanımız Türkiye.&amp;#8221; &lt;br /&gt;						&lt;table border=&quot;0&quot; cellspacing=&quot;0&quot; cellpadding=&quot;6&quot; width=&quot;100%&quot; class=&quot;tborder&quot; align=&quot;center&quot;&gt;&lt;br /&gt;							&lt;tbody&gt;&lt;br /&gt;								&lt;tr valign=&quot;top&quot;&gt;&lt;br /&gt;									&lt;td class=&quot;alt1&quot; style=&quot;border-right: #d1d1e1 1px solid&quot;&gt;&lt;br /&gt;									&lt;hr size=&quot;1&quot; /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;!-- message --&gt;&lt;br /&gt;									&lt;div&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut21.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Bir Osmanlı parası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut22.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Türkmenlerin elinde bulunan Osmanlı tapu örneği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut23.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Tapu örneği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut24.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Ömer Esad ailesinin kendi kültürünü  kaybetmesini istemiyor. Onun ailesinde herkes Türkmen Türkçe&amp;#8217;sini konuşabiliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut25.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									80 yaşındaki Kemal Ali Yusuf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut26.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut27.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Köyden bir görüntü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut28.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									110 yaşındaki Abdullah Hasan &amp;#8220;Yıllarca Osmanlı geri gelir diye bekledik. Gelmeyince ağladık&amp;#8221; diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut29.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Abdullah Hasan Göçer köyünün en yaşlısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut30.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Göçer Köyü  Belediye Başkanı Muhammed Abdülkadir Abdo, Türkçe&amp;#8217;yi &amp;#1094;ğrenmeleri i&amp;#1079;in Türkiye&amp;#8217;den kitap ve öğretmen istiyor.&lt;br /&gt;									&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;									&lt;!-- / message --&gt;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;								&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;								&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;									&lt;td class=&quot;alt2&quot; style=&quot;border-right: #d1d1e1 1px solid; border-top: #d1d1e1 0px solid; border-left: #d1d1e1 1px solid; border-bottom: #d1d1e1 1px solid&quot;&gt;  &lt;br /&gt;									&lt;hr size=&quot;1&quot; /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;!-- message --&gt;&lt;br /&gt;									&lt;div&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut31.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Köyden bir Türkmen kadını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut32.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Esad ailesinde herkes Türkçe biliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut33.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;                                         ömer Esad ailesi ile birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut34.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Göçer köyünden bir görüntü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut35.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Türkmen kızların büyük çoğunluğu başını örterek okula gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut36.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Kadınların giysileri yöreden etkilense de yine yer yer Türk motifleri taşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut37.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Osmanlı tapu belgesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut38.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Türkmen kızı Hanan Duha komşu köyden bir Arapla gençle evliliğe hazırlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut39.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Göçer köyünden bir Türkmen kadını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									&lt;img src=&quot;http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/22147/beyrut40.jpg&quot; border=&quot;0&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;									Renkli giysiler giyen Türkmen kızları yörede zarafet ve güzellikleriyle kendilerinden söz ettiriyorlar&lt;br /&gt;									&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;									&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;									&lt;td class=&quot;alt1&quot; align=&quot;right&quot; style=&quot;border-right: #d1d1e1 1px solid; border-top: #d1d1e1 0px solid; border-left: #d1d1e1 0px solid; border-bottom: #d1d1e1 1px solid&quot;&gt;&lt;!-- controls --&gt;&lt;!-- Start Post Thank You Hack --&gt;&lt;!-- End Post Thank You Hack --&gt;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;								&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;							&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;						&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;						TUNALIM________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;strong&gt;Ey Erenler! Akıl fikir eyleyin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;strong&gt;Dağlara da duman ne güzel uymuş&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;strong&gt;Yaradan aşkına şükür eyleyin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;						&lt;strong&gt;Mü&#039;mine de iman ne güzel uymuş&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;						&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;						&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;					&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;					&lt;tr&gt;&lt;br /&gt;						&lt;td&gt;&amp;nbsp;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;					&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;				&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;			&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;			&lt;!-- Note end --&gt;&lt;/td&gt;&lt;br /&gt;		&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;	&lt;/tbody&gt;&lt;br /&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/KAYIP-TURKLER-b1-p34.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>GİRMEDEN TEFRİKA, BİR MİLLETE DÜŞMAN GİREMEZ</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-03-28T20:15:28Z</pubDate>
		<description>&lt;h4 id=&quot;subjcns!1A76F8BBDF8288F4!315&quot; style=&quot;margin-bottom: 0px&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#fff9ba&quot;&gt;&lt;/font&gt;&lt;/h4&gt;&lt;br /&gt;&lt;div id=&quot;msgcns!1A76F8BBDF8288F4!315&quot; class=&quot;bvMsg&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://byfiles.storage.live.com/y1p3_cNgmZl22jX70LvLxE3VLHIdd0Xd0j4mp6DwMwhq4EdyT6Cg448v7uEMTSJtVXoTZoDRsJTDTQ&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&lt;font color=&quot;#fff9ba&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://byfiles.storage.live.com/y1p3_cNgmZl22jX70LvLxE3VLHIdd0Xd0j4mp6DwMwhq4EdyT6Cg448v7uEMTSJtVXoTZoDRsJTDTQ&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;zalimsultanux6&quot; width=&quot;225&quot; height=&quot;50&quot; /&gt;&lt;/font&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;font color=&quot;#fff9ba&quot;&gt;&lt;/font&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;    Bir aileyi, bir kabileyi, bir milleti, bir devleti tefrika yıkar. TDK sözlüğünde tefrika; &lt;strong&gt;&amp;#8220;birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık&amp;#8221;&lt;/strong&gt; olarak geçer. Bunun içindir ki ilahi kitabımız Kur&amp;#8217;an-ı Kerim ve Yüce peygamberimiz Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (sav) hep, birlikten beraberlikten bahsetmiştir. Ayrılığın, sapıklığa ve düzensizliklere giden en önemli etken olduğundan bahsedilmiştir. Hatta ayrılığın insanları cehenneme dahi sürükleyeceği hakkında çok ciddi uyarıları mevcuttur. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi geriye dönüp, ülke siyasetinde ve diğer sosyal olaylarda yaşananlara bir bakalım. &lt;strong&gt;Toplum bugün dünden daha fazla ayrışmıştır. Hemen her konuda fikirler uç noktalara çekilerek toplumsal bir gerginlik söz konusudur&lt;/strong&gt;. Bakınız sayın dostlar, bu durum hiç de hayra alâmet değildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Burada bahsetmek istediğimiz konu, toplumsal uzlaşının kaybolmaya yüz tutarak ayrılıkların artmasıdır. Temas etmek istediğimiz; ne kapatma davaları, ne Ergenekon gözaltıları, ne üniversitelerde yaşanan başörtüsü krizleri değildir. &lt;strong&gt;Hukuk devletinin devamından yana isek; hukuki sınırlar içerisinde kalmak kaydı şartıyla; sorgulanmak, yargılanmak, affedilmek ya da cezalandırılmak fiillerinden de kimsenin gocunmaması lazımdır.&lt;/strong&gt; Suçu olan herkes, rütbesine makamına ve mevkisine bakılmadan hak ettiğini bulması lazımdır. &lt;strong&gt;Adaletsiz bir toplumda yaşamak kadar zulüm ve elem verici bir şey olamaz.&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Toplumsal uzlaşının yolu mutlaka bulunarak, milletimizin toplumsal dertlerine bir an önce çare bulunması şarttır. &lt;strong&gt;Milli ve dini bütünlüğü kaybolmaya yüz tutan, açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılan koca bir milletin evlatlarının açlığa, işsizliğe, yoksulluğa daha fazla dayanacak gücü, takati kalmamıştır.&lt;/strong&gt; Bırakın aldığı kredili borçlarını, evine ekmek götürmek için dahi para bulamakta zorlanmaktadır. Yaşanan manzaralardan bahsederek özele inmemize gerek duymuyorum. Çünkü sıkıntı her yanı sarmıştır ve zaten vatandaşın hâli meydandadır. Estirilen yalancı cennet numaralarına vatandaşın karnı tok;  &lt;strong&gt;&amp;#8220;Ekonomi iyiye gidiyor&amp;#8221;&lt;/strong&gt; hikâyelerine artık kimse inanmıyor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşsiz, aşsız ve yarınlarından umutsuz yaşarken bir de milletin tefrikaya düşmesi, her şeyden daha tehlikelidir. Ne demişti milli şairimiz Mehmet Akif; &lt;strong&gt;&amp;#8220;Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez&amp;#8221;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Uğur Kepekçi-TUNALIM&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;</description>
		<guid>http://tunalim.sosblog.com/The-first-blog-b1/GYRMEDEN-TEFRYKA-BYR-MYLLETE-DUMAN-GYREMEZ-b1-p33.htm</guid>
	</item>
	<item>
		<title>BENİM TÜRKİYE'M</title>
		<category>The first blog</category>
		<pubDate>2008-03-21T16:43:59Z</pubDate>
		<description>&lt;h1 class=&quot;post_title&quot;&gt;&#039;&#039;EMANETİN NAMUSUMUZDUR&#039;&#039;&lt;/h1&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class=&quot;post_body&quot;&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src=&quot;http://haber.superonline.com/images/l/20080314/151638atab.jpg&quot; border=&quot;0&quot; width=&quot;260&quot; height=&quot;216&quot; /&gt; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;paylaşmak istedim Gerçekten de çok büyük bir lider...Ruhu şad olsun.. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;h1&gt;ATATÜRK&#039;ÜN DİNİ GÖRÜŞÜ!&lt;/h1&gt;Ordunun başı olan rahmetli fevzi çakmak yardımcısı orgeneral asım gündüz namaz kılarlardı. atatürk devrinde türkiye büyük millet meclisi başkanı olan abdülhalik renda, cuma namazlarını hacı bayram camii&#039;nde kılardı. yazılarımızın doğruluğunu ispat için canlı şahit de gösterebiliriz. çok şükür asım gündüz paşamız hayattadır. kendilerinden sorabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1930, atatürk fevzi çakmak&#039;la birlikte yurt gezisine çıkıyorlar, yolculuk trenle yapılıyor. vagonda atatürk, fevzi çakmak&#039;la başbaşa vermiş memleket işlerini görüşüyorlar. dalkavukluğu ile tanınan bir milletvekili içeri giriyor. ata&#039;nın kulağına gizli bir şeyler söylüyor. atatürk birden kaşlarını çatıyor ve fevzi paşa&#039;ya dönerek &#039;paşam; lütfen beni takip ediniz, arkadaş bir haber getirdi birlikte inceleyelim&#039; diyor. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Atatürk ile çakmak cumhurbaşkanlığı maiyet erkanına aid vagona geçiyorlar. atatürk vagonun kapısını hafifçe açıyor ve fevzi paşa&#039;ya gösteriyor. yüksek rütbeli bir subay vagonda kanepe üzerinde namaz kılmaktadır. atatürk vagonun kapısını kapadıktan sonra millet vekilinin yüzüne tükürüyor ve mareşal&#039;a diyor ki: &#039;paşam, bu adamın biraz evvel kulağıma gizli bir şeyler söylediğini gördünüz. bu adam, muhafız kıtasına mensup yüksek rütbeli bir subayın vagonda namaz kıldğını gammazladı. bu adam, namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor. durumu size göstermek için buraya kadar zahmet ettirdim.&#039; atatürk ilk istasyonda milletvekilini trenden indiriyor ve gelen devrede milletvekili seçtirmiyor. peygamberimiz &#039;ölülerin kötülüklerini açıklamayınız&#039; buyurmuşlardı. sözünü ettiğimiz milletvekili ölmüş olduğundan ismini açıklamadık. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Bu satırların aciz yazarı atatürk devrinde hem devlet memuru, hem de din görevlisi idi. camilerde minberde hutbe okur, kürsülerde dua yapardık. neden bize baskı yapılmadı? işimizden atılmadık? atatürk devrinde general kerameddin kocaman, resmi general elbisesi ile teşvikiye camii&#039;nde kur&#039;an okurdu. neden emekliye sevkedilmedi? cumhuriyetin ilk diyanet işleri başkanı rahmetli rıfat börekçi&#039;den defalarca dinledik. rıfat börekçi bize şöyle söylemişti: &#039;ata&#039;nın huzura girdiğimde beni ayakta karşılarlardı. utanır, ezilir, büzülür, paşam beni mahcup ediyorsunuz dediğim zaman din adamlarına saygı göstermek müslümanlığın icaplarındandır buyururlardı. atatürk, şahsi çıkarları için kutsal dinimizi siyasete alet eden cahil din adamlarını sevmezdi.&#039; &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Atatürk devrinde vaizlerin konuşturulmadığı sözleri bir iftiradır. geçen yıl tanrının rahmetine tevdi ettiğimiz beşiktaşlı hacı cemal hoca hakkında bir defa olsun tagibat yapılmamıştır. &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Tekkeler atatürk&#039;ün emriyle değil, kanun hükümleri gereğince kapatılmıştır. son zamanlarda bu kutsal çatılar zikir meclisinden ayrılmış, bazı tekkeler, işret, zina ve livata gibi islam dininin kesin olarak haram eylediği kötü şeylere sahne olmuşlardı. tekkeler kapatıldığı gibi, arif-i billah, gerçek mürşid kenan rafai hazretleri aynen şöyle buyurmuşlardı: &lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&#039;Tekkelerin kapatılması çok isabetli oldu. tekke şeyhlerinin bir çokları cahildi, şeyh demek mürşid demektir, cahil bir insan mürşid olamaz, gerçek mürşid sadece tekkede değil her yerde halkı irşad edebilir&#039; iftira ve yalan en büyük günahlardandır. kur&#039;an &#039;iftiraya cür&#039;et edenler yalan söyleyenler mümin değildir&#039;