UNICEF, 1951 yılından bu yana, Türkiye’de T.C. Hükümetleri ile işbirliğinde çocukların gereksinimlerine, yaşam ve sağlık koşullarının geliştirilmesine, psiko-sosyal ve bilişsel gelişimlerindeki ihtiyaçlarına yönelik ortak çalışmalar yürütmektedir. Bu süre içinde UNICEF’in etkinliklerinin odak noktası ve kapsamı ihtiyaçlara göre değişkenlik göstermiş; önceleri çocuklara süt dağıtımı gibi temel gereksinimlerin karşılanmasıyla başlayan etkinlikler sonradan çocuk haklarını esas alan, çocukların yaşatılmaları, geliştirilmeleri ve korunmaları amaçlarına yönelik daha bütünsel yaklaşımı olan bir nitelik kazanmıştır.
Canlı doğan her yüzbin bebekten 46’sının anneleri doğum sırasında veya sonrasında doğuma bağlı nedenlerden, eğitim ve bakım yetersizliğinden ölmektedir. Annelerle aile fertlerinin bilgilendirilmesi ve sağlık personelinin eğitimi yoluyla doğum sırasında ve yenidoğan döneminde ölümleri ve özürlülük durumunu azaltmak için çalışmalar yapılmaktadır. Bu sayede doğum sırasında anne ölümleri son 25 yıl içinde % 75 azalmıştır.
Bağışıklama Projesi ile bir yaşından küçük çocukların % 90′ının Çocuk Felci, Kızamık, Verem, Difteri, Boğmaca, Tatanoz ve Hepatit B’ye karşı aşılanmaları hedeflenmektedir. Bu çalışma sonucu 2002 yılında Türkiye Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Çocuk Felcinden Arınmış Ülke” ilan edilmiştir. Şimdi hedef aynı statünün kızamık için de elde edilmesidir. Süregelen kızamık aşısı kampanyasının bir etabı daha 2005 yılı Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleştirilmiştir.
Anne Sütüyle Beslenmenin Desteklenmesi- Bebeklerin ilk 6 ayda yalnızca anne sütüyle beslenmelerini; ek besinlerin 6 aydan sonra verilmeye başlanmasını ve anne sütüyle beslenmenin 2 yaşa kadar hatta daha sonra da devam etmesini sağlamaktır. Bunun için hastanedeki sağlık personeli emzirmeyi teşvik için; yeni doğum yapan anneler ise başarılı emzirme için eğitilmektedir.
Türkiye’nin doğusunda yetersiz ve kötü beslenme nedeniyle çocukların yaklaşık % 50’sinde büyüme bozukluğu vardır. 1994′ten bu yana açılan kurslarla kadınlara beslenme eğitimi verilmektedir.
İyot yetersizliği, dünyada ve Türkiye’de görülen önlenebilir zihinsel geriliğin en büyük nedenidir. Sorunlu gebelikler, düşükler, ölü doğumlar iyot eksikliğinin yol açtığı diğer sorunlardan bazılarıdır. Yürütülen projeyle Türkiye’de İyot Yetersizliği Bozukluklarına son verilmesi hedeflenmektedir.
Eğitim- Türkiye’de çeşitli ekonomik ve sosyal nedenlerle okula kayıt olma ve devamlılık oranlarında kızlarla erkekler arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. UNICEF 2005 yılı sonuna kadar, ilköğretime kaydolan kız ve erkek çocuklar arasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmayı, kızların okula kaydolma ve devam oranının en düşük olduğu 53 ildeki tüm kız çocuklarının 8 yıllık zorunlu ilköğretimi tamamlamasını sağlamayı hedeflemektedir. Bu amaçla 2003 yılı Haziran ayında başlatılan “Haydi Kızlar Okula” Kampanyası başarıyla sürdürülmektedir.
Türkiye’de eğitim sisteminin çağdaşlaştırılması ve öğretim standartlarının uluslararası düzeye getirilmesi amacıyla yürütülen projelerden biri de “Çocuk Dostu Okullar Projesi” dir. Ülkedeki bütün okullar için geçerli olacak asgari standartlar aracılığıyla, okulları öğrenim açısından daha uygun hale getirmeyi; çocukların eleştirel düşünme yeteneklerini, özsaygılarını ve sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Proje 2004-2005 öğrenim yılında 250 okul ile başaltılmış olup, bir sonraki öğrenim yılında da 250 okulu daha kapsayarak evreler halinde genişletilmesi planlanan bir projedir.
Gençler Arasında HIV/AIDS’i Önleme Çalışmaları ‘nın amacı gençler arasında HIV/AIDS ile ilgili bilinç ve duyarlılığı geliştirmek ve alınacak önlemler konusunda bu kesimi bilgilendirmektir. Bu virüsün riski konusunda bilgi ve duyarlılığın eksikliği, korunma yöntemleri hakkında yeterli düzeyde bilincin olmaması çok sayıda genci savunmasız durumda bırakmaktadır. Ayrıca bu bilinç eksikliği, hastalığa yakalananlara yönelik hoşgörüsüz tutumları körüklemektedir. Genç ve çocuk nüfusu yüksek bir ülke olarak, türkiye’de virüsün niteliğine ilişkin kapsamlı eğitim yapılması ve enfensiyonlu kişilere karşı hoşgörünün eğitim yolu ile geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Ergenlik Dönemindekiler İçin Merkezler kurularak, ergenlik dönemindeki gençlerin sorunlarının ve gereksinimlerinin saptanması ve bunlara ilişkin bilinç ve duyarlılık düzeyinin yükseltilmesi hedeflenmektedir. Proje ayrıca gençler arasında sağlıklı yaşam uygulamalarını da yaygınlaştıracak; danışmanlık, rehberlik ve diğer hizmetlerin sunulmasini sağlayacaktir.
Sokaklarda Yaşayan ve/veya Çalışan Çocukların Korunması Projesi sokaklarda yaşayan ve çalışan çocuk sayısını azaltmayı, bu çocuklar için güvenli ortamlar sağlamayı, eksik kalan eğitimlerini tamamlamalarına yardımcı olarak onları yaş gruplarının eğitim düzeyine getirmeyi, böylece toplumdan dışlanmalarını önlemeyi, onlara beceriler kazandırarak toplumla yeniden bütünleşmelerini sağlamayı hedeflemektedir. Proje ayrıca Türkiye’deki iş yasalarının Çocuk Hakları Sözleşmesi ile uyumlu hale getirilmesi için tanıtım, savunma ve kurumlararası eşgüdüm çalışmalarını da yürütmektedir.
Çocuk Ceza Adaleti Sisteminde Reform çalışmaları, yasalarla başı derde giren, istismar olaylarının kurbanı ve/veya tanığı olan çocukların haklarının ve gereksinimlerinin gözetilmesini sağlamak amacıyla hükümetin yargı sisteminde yapacağı reformları desteklemekte, ve bu çocukların rehabilitasyonu ve topluma entegrasyonu yönündeki çabalara katkıda bulunmaktadır.
UNICEF dünyanın her tarafında savaş, iç savaş ve doğal afet durumlarında bu olağandışı durumların yaşandığı bölgelerdeki çocuklar için özel kampanyalar düzenleyerek yardım eder. Daha önce Türkiye’de yaşanan Marmara Depreminde
ve diğer afetlerde olduğu gibi, en son 2004 yılı Aralık ayında Guney Asya’da yaşanan ve yüzyılın en büyük felaketi olarak nitelenen deprem / tsunami felaketinde ve en son 8 ekim 2005 tarihinde meydana gelen Pakistan depreminde UNICEF yine tüm olanakları ve teşkilatı ile bölgenin imdadına yetişmiş ve yardımlarını aşağıda verilen ana başlıklar etrafında toplamıştır:
Temiz su ve temel sanitasyonun saglanması,
Kolera, dizanteri, ishal gibi sudan kaynaklanan hastalıkları önleme çalışmaları,
Ölümcül çocuk hastalıklarını önlemek için acil bağışıklama çalışması,
Kötü beslenen çocuklar ve gebeler için özel gıdaların sağlanması,
Travma geçiren çocuklar için özel bakım,
Yetimlerin ve ebeveynlerinden ayrı düşmüş çocukların bir an evvel okullarına dönmeleri için okulların rehabilitasyonu.
UNICEF, bölge için hazırladığı yardım ve rehabilitasyon planı çercevesinde çalışmalarını afetten zarar gören ülkelerde 10 yıl süreyle sürdürecektir.
Öncelik Çocukların
Çocuk haklarının uygulanabilmesi için ilerlemeleri sürekli kılmak, kalkınma sürecinin her aşamasında önceliği çocuklara vermek gerekmektedir.
UNICEF’in Türkiye’de 2005 sonu hedeflerinden bazı alıntılar:
*Kız çocuklarının ilköğretime kayıt oranlarının erkeklerle eşit düzeyde olmasının sağlanması;
*Bebek ölüm oranlarının %o 42.7′den %o20′ye indirilmesi.
*Anne ölüm oranlarının %50 oranında azaltılması;
*İlk 6 ay ‘sadece anne sütü ile beslenme’ oranının arttırılması.
*Çocuklarda ‘iyot yetersizliği hastalıkları’nın ortadan kaldırılması.
*Çocuk gelişimi ve bakımı konusundaki bilgilerin üç milyon aileyi kapsayacak biçimde yaygın olarak duyurulması.
*HIV/AIDS ile ilgili bilincin arttırılması ve gençler arasında korunma yöntemlerinin yaygınlaştırılması.
*’Özel korunma gereksinimi olan çocuk’ oranının azaltılması.
Türkiye’de her yıl 1.5 milyon bebek doğmaktadır.Bu çocuklara temel sağlık, eğitim ve korunma hizmetlerinin sunulması gelecek kuşakların refahı için de gereklidir.
TUNALIM…