TUNALIM..(WORLD NEMS) http://www.nytimes.com/pages/world/index.html
BENİM DÜNYAMA HOŞGELDİNİZ
Welcome to my world
Calendar
Şu anda kimler bağlı?
Visitor: 1
Archives
- September 2008 (1)
- August 2008 (4)
- July 2008 (1)
- June 2008 (5)
- May 2008 (3)
Links
Posts sent in: May 2008
– “Sahabeler arasında adı en az anılan Hazreti Hatice’dir. Fakat, Peygamber Efendimizin hayatta en hakiki hâmisi Hazreti Hatice’dir. Onu mutlaka anlamaya çalışın, Onda alınacak çok dersler vardır” dediklerini nakletti. Ben de, bu konuda kendimde bir eksiklik hissettim. Yüce Peygamberimizin (sav) hayat arkadaşı, onun gerçek hâmisi olan Hazreti Hatice (r.anha) validemiz hakkında kısmî de olsa bilgi edinmenin ve onun manevi şahsiyetini tanımanın mutluluğunu yaşadım. Bu vesile ile gönül adamlarıyla birlikte olmanın ne kadar önemli bir gerçek olduğunu bir kez daha fark etmiş oldum. Onların uyarılarıyla sosyal hayatı yaşamak ne kadar güzel...
Gerçekten de her davanın ve dava adamının arkasında mutlak manada bir “hâmi” (koruyucu, kollayıcı, destekleyici) vardır. Genellikle hamiyet sahibi kimseler hep arka planda olduğu için onların adı az zikredilir, onlar pek gündem edilmezler. Hamiyet nokta-i nazarında insanların en hayırlılarının başında Hazreti Hatice (r.anha) validemiz geldiğini, hayatını öğrenince anlıyoruz.
Şeref timsali Hazreti Hatice (r.anha) hakkında biraz bilgilerimizi tazeleyerek Onu bir nebze olsun anlamanın sayesinde, kendilerinden şefaat talep edelim inşallah…
Hazreti Muhammed (sav) Efendimiz, Onunla hayatını birleştirdiğinde, kendileri 25, Hazreti Hatice (r.anha) ise 40 yaşında idi. Hz. Hatice (r.anha), o zaman, Kureyş kadınlarının soyca en seçkin ve üstünü, şerefçe en büyüğü, mal bakımından da en zengini idi. Peygamberimizden önce iki defa evlenmiş ve dul kalmıştı (İslam Tarihi/M.A.Köksal). Bütün servetini Resulullah Efendimizle (sav) evlendikten sonra Onun ve davasının uğruna harcamış, Onun Peygamberliğini ilk kabul etme şerefine nail olmuş, Ondan 4 kız 2 erkek evlat sahibi olmuş, her türlü zorluğu Onunla birlikte karşılamıştır. 25 yıl hayat arkadaşlığı etmiş, son nefesini Yüce Peygamberimizin (sav) kolları arasında vermek şerefine nail olmuştur. Peygamber Efendimizin sürekli övgülerine mahzar olmuştur. Bir Hadislerinde Cennet kadınlarından dört kişiyi sayarken onun adını şöyle zikretmiştir:
– “Cennet kadınlarının en efdali, Huveylid kızı Hz. Hatice (r.anha), Hz. Muhammed (sav)'in kızı Fatumatü (Zehra) (r.anha), İmran kızı Meryem (r.anha) Firavun'un ailesi ve Mezahim kızı Asiye (r.anha)dır” (Ravi: Hz. İbni Abbas r.a; Ramuz El–Ehadis/s: 77/15).
Hazreti Hatice (r.anha) validemiz dünyasını değiştirdikten sonra Resulullah Efendimiz (sav), sâdık eşini asla unutmamış, hep onun hatırlarıyla yaşamıştır. O, vefa ehli olduğundan, kendisine hâmilik eden bu kutlu kadına hayatının sonuna kadar değer vermiştir. Hazreti Aişe (r.anha), Resulullah’ın (sav) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
– “Bir koyun kestiklerinde, ‘Bunun bir kısmını Hatice (r.anha)'nın dostlarına gönderiniz’ buyururlardı” (Ramuz El- Ehadis/sayfa: 533/9).
TUNALIM..(WORLD NEMS) http://www.nytimes.com/pages/world/index.html
|
Osmanlı’yı parçalanma sürecine sokan o kadar sebep var ki, bu konuda çok şey söylenip yazıldı: Yeniçeri Ocağı’nın yozlaşması, Fransız İhtilali’nin etkileri, Sanayi Devrimi’nden geri kalınması, Misyoner faaliyetlerinin yayılması… bunlar, “sebepler zinciri”nin sadece birkaç halkasıdır. Bu sebeplerin hepsinde mutlaka doğruluk payı vardır ancak; Osmanlı’yı felakete sürükleyen asıl neden, bizzat kendisidir. Osmanlı, Osmanlı olmaktan çıkıp; kendi kimliğinden, öz benliğinden uzaklaştığı için akıbeti hüsran olmuştur. Manevî hastalıklar “insan ağacına düşen kurt” misali toplumun çekirdeğini âdeta kemire kemire çürütmüş ve nihayetinde Koca Çınar’ın kendiliğinden parçalanması kaçınılmaz olmuştur. |
| Oğuz Köroğlu--TUNALIM... |
Syndication