Son yorumlar

Takvim

Nisan 2013
PztiSalÇrşPerCumCmtsiPaz
 << <Ağu 2017> >>
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930     

Şu anda kimler hatta?

Uye: 0
Ziyaretçi: 1

Anahtar kelime (taglar)

Bu blogda hiçbir tag yok

Ilan

rss Sindikasyon

Kategoriler

Tema seçin



Yollanınan yazıların ilan edilişi: Nisan 2013

Prof. Dr. Haydar Baş : Milletin kaybına gelişmeler

İl il gezdiğimiz Milli Kahramanlarımızı Anma Programları’nda biz, kahraman şehitlerimizi yad ettikçe, birlikten, beraberlikten bahsettikçe birileri de verilen sözler gereği, federasyonu daha sık gündem etmeye başladı.
Halkın arasında yaptığımız sohbetlerde, vatandaşımız ne eyalet sistemini, ne terörle yapılacak müzakereyi istemediğini ısrarla belirtmektedir.
Programlarımıza teveccüh gösteren binlerce vatandaşımız bize, hangi şartta olursa olsun, Türklüğünü, Müslümanlığını unutmadıklarını, unutmayacaklarını göstermiştir.
Asakirullah, yani Allah’ın askeri olma şerefine ermiş Türk milletinin bu vasfını ayakları altına aldığını iddia edenler, aslında kendi fikirlerini dile getirmemekteler.
Oyun İslam dini ile yoğrulmuş bu büyük millete, oyun Müslüman denilince akla gelen Türk'’edir.
Öyleyse gün Türklüğe sahip çıkma günüdür. İslam’a sarılma günüdür.
Asırladır haçlı savaşları ile hayali kurulan haçın hilale karşı zaferi, bugün şekil değiştirmiş projeler ile denenmektedir. Sadece bir etnik kimliğe farklı ayrıcalıklar vermek maksadı ile bahsi geçen federatif sistemi savunanlar, Osmanlı zamanını örnek göstermekteler.
Tarihi bilgileri noksan bu kişilere hatırlatmak gerekir ki, Osmanlı idaresi saltanata dayanırdı.
Din kardeşliği temelli ümmet fikri hâkimdi ve Şer-i Hukuk’a göre adalet dağıtılırdı. Hukuk birliği mevcuttu.
Yani Osmanlı’da bugün lafzı geçen manada bir eyaletçilik söz konusu değildi. 
Bugün ise, içişlerinde bağımsız bir yönetimden bahseden bir ayrışım talep edilmekte; etnik kimliklerin ortaya çıkaracağı ayrı ayrı devletlerin bir araya gelmesi konuşulmaktadır.
Siz, Atatürk Türkiyesi’nin birlik harcı Müslüman Türk’ü devreden çıkarırsanız, Türkiye Cumhuriyeti Devletini de yok edersiniz.
Öyleyse bugün iktidarın eli ile yürütülen bu mücadele suçtur.
Çözüm sürecinde tıkanmanın sebebi olarak gösterilen silahların taşınması konusu da, iktidarın bir diğer suçudur.
Serbest bırakılacak kişiler eğer suçlu değillerse, onları ülke dışına atmak yerine aş ve iş imkânı vererek topluma kazandırmalıyız.
Yok eğer suçlu iseler, başbakanın suçlu olan binlerce kişiyi yargılamadan serbest bırakma yetkisi söz konusu olamaz.
Kaldı ki, 40 binden fazla vatan evladının canına mal olan bu bölücü eylem hakkında kimin hakkını kime veriyorsunuz?
Silahları ile sınırı geçmenin hesabında olanların, Suriye topraklarında oluşturulacak Kürt birliğine destek verecekleri hatırdan çıkarılmamalıdır.
Bu hakikatleri görmeyen veya vaat ettikleri nedeniyle bugün yaptığından başka bir şey yapamayacak durumda olanların iktidarda kalması, millet adına büyük bir kayıptır.
02 Nis 2013
Admin · 183 görünüşler · Yorum bırakın

Haydar Baş, MHP ve Ülkücülere seslendi


BAĞIMSIZ TÜRKIYE PARTISI GENEL BAŞKANI PROF. DR. HAYDAR BAŞ, ÜLKÜCÜLERE, "MÜSLÜMAN TÜRK MILLETININ BIRLIĞI VE BEKASI; DEVLETIN DEVAMI EĞER DERDINIZ ISE YERINIZ BAĞIMSIZ TÜRKIYE PARTISI SAFLARIDIR. DEDI.BAĞIMSIZ TÜRKIYE PARTISI GENEL BAŞKANI PROF.DR.HAYDAR BAŞ, YENIMESAJ GAZETESINDEKI KÖŞE YAZISINDA MHP'NIN TERÖRLE MÜZAKERE SÜRECINDEKI TAVRINI ANALIZ ETTI.

"Bugün İmralı, Kandil ve İktidar arasındaki pazarlığa dönüşen süreç MHP'nin de dâhil olduğu Apo'nun İdamının sümen altı edilmesine dayanmaktadır." diyen Haydar Baş Ülkücülere, "Müslüman Türk Milletinin Birliği ve Bekası; Devletin Devamı Eğer Derdiniz ise yeriniz Bağımsız Türkiye Partisi saflarıdır." çağrısı yaptı. işte o yazı...
Türk siyaseti İmralı'dan gelecek mektuplara ve 21 Mart'ta yapılacağı ilan edilen açıklamaya kitlendi. 
İmralı ise kalıcı barış sürecinin tüm mesuliyetini Meclis'e atmış durumda. 
Son mektuba göre, eğer kalıcı çözüm gerçekleşmezse bu meclisin üzerine düşeni yapmamasına bağlandı. 
İktidarın ve muhalefetin hazır olda takip ettiği mektup teatisine ve yaşanan diğer gelişmelere, bizim dışımızda hiçbir siyasinin ciddi bir muhalefeti ve çözümü söz konusu değil. 
Adında yer alan milliyetçilikten başka, milli bir çizgisi kalmamış MHP'de Genel Başkan Bahçeli sanki özellikle perde gerisinde kalmayı tercih etmektedir. 
MHP adına konuşan Sayın Vural'ın sözleri ise güzel, ama geç kalmış çıkışlardır. 
Bugün İmralı, Kandil ve iktidar arasındaki pazarlığa dönüşen süreç MHP'nin de dâhil olduğu Apo'nun idamının sümen altı edilmesine dayanmaktadır. 
En büyük siyasi yanlışı, bebek katilinin canını bağışlamakla yapan MHP, bugün hangi gelişmenin hesabını sorabilir? 
Kaldı ki MHP adına açıklanan beyanlar, kuru milliyetçi söylemlerin ötesine de geçmemektedir. 
Milliyetçi Hareket Partisi, ülkücü tabana karşı büyük bir vebal altındadır. 
Türklüğün ayaklar altına alındığı, İmralı barış(!) sürecinin yaşandığı, hak vermek adı altında federasyonun konuşulduğu bir ortamda, ekranlardan hesap sorar bir mantıkla olayları eleştirmek yaşanan vahim gelişmeler karşısında çok sığ kalmaktadır. 
En büyük sermayeleri olan milliyetçilik üzerinde dahi ciddi bir çizgileri kalmamış MHP'nin ülkücü tabanı şunu unutmamalıdır: 
Terörün halli ve ülke bütünlüğünün devamı konusunda tek bir somut çıkış yolu ortaya koyamayan, bu vatanın binlerce evladının kanı karşılığı yapılan mücadele pazarlığa dönüştüğünde buna engel olmayan, olmaya da çalışmayan bir milliyetçi partinin milli hareketinden artık bahsedilemez. 
Tek hareket, Genel Başkanın sessiz kalmasıdır ki, olaylara olan bu kayıtsızlık, akıllara iktidar gibi okyanus ötesine verilmiş sözler nedeniyle mi, sorusunu getirmektedir. 
Bizler buradan gerçek ülkücülere sesleniyoruz. 
Müslüman Türk milletinin birliği ve bekası; devletin devamı eğer derdiniz ise yeriniz Bağımsız Türkiye Partisi saflarıdır. 
PROF. DR. HAYDAR BAŞ / YENİ MESAJ 
02 Nis 2013
Admin · 174 görünüşler · Yorum bırakın

Hangi Çözüm?

Hangi Çözüm?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde halledilmesi gereken terör konusu, masa başı pazarlığa dönüşmüşken, başka bir ülkeye sert müdahale teklifini kim ciddiye alır ki? Prof. Dr. Haydar Baş Yeni Mesaj'da yazdı
AKP''li yetkililer çeşitli kanallarda yaptıkları açıklamalarla, çözüm süreci şeklinde ifade ettikleri gelişmelerden bahsediyorlar ve bu sürece diğer partilerin destek olmadığını dile getiriyorlar. 
Çözüm süreci olarak adlandırılan olaylar, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terör örgütü ile masaya oturmasıdır. Bu şartlarda gerçekleşen bir masaya oturuş ise dünyaya, "Biz karşımızdakilere mağlup olduk, yenildik" demekten başka bir şey değildir. 
Bu sürece, hangi siyasi partinin neden dahil olması beklenmektedir? 
Üstelik iktidar yetkilileri, masa başı sürece halkın destek verdiğini ifade ederek diğer partileri eleştirmekteler. Halkımız akan kandan, azan terörden elbette ki rahatsızdır. Ancak şehit cenazelerinde ağlayan annelerin gözyaşlarının, yanan yüreklerinin karşılığı bu işi yapanlara "hak adı altında verilecekler" olmamalıdır. 
Unutulmamalıdır ki, Anayasamızda hiçbir ayrıma yer verilmeden, tüm vatandaşlarımız eşit hak ve özgürlüklere sahiptir. Talep edilen ve çözüm altında istenilen, hakların ötesinde bölünmeye giden bir süreçtir. 
Bugün İmralı çözümün bir tarafı, Kandil görüş alınan diğer bir taraf haline getirilmiştir. 
Silah bırakmanın Kandil ile yapılan görüşmelerin ardından gerçekleşmesi konuşulmaktadır. 
30 bin evladımızın kanına mal olan mücadelemiz bir kalemde silinmiş, işin seyri masa başı anlaşmalar ile haklarını verirsek, silahlar susar noktasına taşınmıştır. 
Türkiye'de görüşmeler, anlaşmalar, mektup teatileri ile devam eden terör meselesi devam ederken, Başbakan Yunanistan Başbakanı'na, "Ülkelerindeki terör kamplarının resimlerini göstererek, bu kampları kapatın" mesajı verdi. 
Sayın Başbakan, dönem dönem dediklerini unutuyor ve tersine ifadelerde bulunabiliyor. Ancak ülkemizdeki örgüt konusunda izlediği politikalar halen devam etmekte iken, Yunanistan'a terör kamplarını kapatın demesi gerçekten düşündürücüdür. 
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde halledilmesi gereken terör konusu, masa başı pazarlığa dönüşmüşken, başka bir ülkeye sert müdahale teklifini kim ciddiye alır ki?


Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde halledilmesi gereken terör konusu, masa başı pazarlığa dönüşmüşken, başka bir ülkeye sert müdahale teklifini kim ciddiye alır ki? Prof. Dr. Haydar Baş Yeni Mesaj'da yazdı
AKP''li yetkililer çeşitli kanallarda yaptıkları açıklamalarla, çözüm süreci şeklinde ifade ettikleri gelişmelerden bahsediyorlar ve bu sürece diğer partilerin destek olmadığını dile getiriyorlar.
Çözüm süreci olarak adlandırılan olaylar, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terör örgütü ile masaya oturmasıdır. Bu şartlarda gerçekleşen bir masaya oturuş ise dünyaya, "Biz karşımızdakilere mağlup olduk, yenildik" demekten başka bir şey değildir.
Bu sürece, hangi siyasi partinin neden dahil olması beklenmektedir?
Üstelik iktidar yetkilileri, masa başı sürece halkın destek verdiğini ifade ederek diğer partileri eleştirmekteler. Halkımız akan kandan, azan terörden elbette ki rahatsızdır. Ancak şehit cenazelerinde ağlayan annelerin gözyaşlarının, yanan yüreklerinin karşılığı bu işi yapanlara "hak adı altında verilecekler" olmamalıdır.
Unutulmamalıdır ki, Anayasamızda hiçbir ayrıma yer verilmeden, tüm vatandaşlarımız eşit hak ve özgürlüklere sahiptir. Talep edilen ve çözüm altında istenilen, hakların ötesinde bölünmeye giden bir süreçtir.
Bugün İmralı çözümün bir tarafı, Kandil görüş alınan diğer bir taraf haline getirilmiştir.
Silah bırakmanın Kandil ile yapılan görüşmelerin ardından gerçekleşmesi konuşulmaktadır.
30 bin evladımızın kanına mal olan mücadelemiz bir kalemde silinmiş, işin seyri masa başı anlaşmalar ile haklarını verirsek, silahlar susar noktasına taşınmıştır.
Türkiye'de görüşmeler, anlaşmalar, mektup teatileri ile devam eden terör meselesi devam ederken, Başbakan Yunanistan Başbakanı'na, "Ülkelerindeki terör kamplarının resimlerini göstererek, bu kampları kapatın" mesajı verdi.
Sayın Başbakan, dönem dönem dediklerini unutuyor ve tersine ifadelerde bulunabiliyor. Ancak ülkemizdeki örgüt konusunda izlediği politikalar halen devam etmekte iken, Yunanistan'a terör kamplarını kapatın demesi gerçekten düşündürücüdür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde halledilmesi gereken terör konusu, masa başı pazarlığa dönüşmüşken, başka bir ülkeye sert müdahale teklifini kim ciddiye alır ki?   Prof.Dr.Haydar BAŞ-BTP Gnl.Başk.
02 Nis 2013
Admin · 190 görünüşler · Yorum bırakın

Önce Rusya,şimdide Çin....


Rusya Parlamentosu'nda Prof. Dr. Baş'ın konuşmasından sadece 7 gün sonra Çin Başbakanı Jiabao, kalkınma için tüketimin desteklenmesinin şart olduğunu ifade etti. Tüketimin desteklenmesi sadece milli ekonomi modeli'nin formülünde bulunuyor.

27 Şubat'ta Rusya Parlamentosu'nda Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni (MEM) anlatması tüm dünyada çok etkili oldu. Rusya Devlet Başkanı Putin'e yakın akademisyen, siyasetçi ve çok önemli devlet adamlarının takip ettiği Prof. Dr. Haydar Baş'ın konuşmasından 7 gün sonra başlayan Çin'in 12. Ulusal Halk Kongresi'nde konuşan Çin Başbakan'ı Ven Jiabao ülke genelinden 3 bin civarında delegenin yanı sıra devletin üst düzey liderleri de hazır bulunduğu toplantıda uygulayacaklarını açıkladığı adımların tamamı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'nin formüllerini içeriyor.

Çin yöneticilerini seçiyor
12'nci Ulusal Halk Kongresi'nde Çin'de yönetim değişikliği yapılacak ve tüm üst kadrolar yeniden belirlenecek. Toplantı başkent Pekin'de bulunan Tiananmen meydanındaki Büyük Halk Salonunda yapıldı.
12 gün sürecek kongre boyunca yapılacak toplantılarda, devlet başkanı ve devlet başkanı yardımcısı seçilecek. Ayrıca yeni başbakan, başbakan yardımcıları, kabine ve yüksek yargı yetkilileri belirlenecek.
Kongrenin açılışında Başbakan olarak Ven Ciabao son kez hükümetin çalışma raporunu sundu.

MEM Çin'i memnun etti
Bilindiği gibi Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli'nde tüketimin desteklenmesinin ekonomiler için bir zaruret olduğunu ifade ediyor. Kalkınma için tüketimin desteklenmesinin şart olduğunu ifade eden Milli Ekonomi Modeli'nin bu formüllerini Çin Başbakan'ı Ven Jiabao'nun ifade etmesi geçtiğimiz yıllarda tüketimi destekleyen Çin'in memnun edici sonuçlar almasından kaynaklanıyor. Çin aynı zamanda Rusya ile arasındaki ticareti kendi parası cinsinden yaparak Milli Ekonomi Modeli'nin bu formülünü de uzun süredir uyguluyor.

Çin Başbakan'ından MEM tavsiyeleri
Yeni kurulacak hükümete tavsiyelerde de bulunan Çin Başbakan'ı Ven Jiabao, Çin'in uzun vadeli ekonomik kalkınmada iç tüketimi genişletmesi gerektiğini, ekonomik büyümede tüketimin temel, yatırımın da anahtar rolü olduğunu söyledi. Bireysel tüketimi genişletmek için hükümetin halkın tüketim yeteneğini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Ven Jiabao, yatırımın yapısının da optimize edilmesi, performans ve geri dönüşünün geliştirilmesi gerekliliğine işaret etti. Kongrede dağıtılan Milli Kalkınma ve Reform Komisyonu'nun raporunda da 2013 yılında tüketim mallarının perakende satışının yüzde 14,5 oranında artırılmasının beklendiği kaydedildi. Bu rakam geçen yıl yüzde 14,3 seviyesindeydi. Komisyonun taslak planında ayrıca, düşük ve orta gelir gruplarındaki gelirin artırılması, işçilerin ve çiftçilerin gelirinde düzenli artış, sosyal güvenlik sisteminin geliştirilmesi gibi unsurlar da yer aldı.
Yeni Mesaj
02 Nis 2013
Admin · 188 görünüşler · Yorum bırakın

Rus Bilim Adamları M.E.M'i Anlattı

Rus Bilim Adamları M.E.M'i Anlattı
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof.Dr.Haydar Baş'ın Rusya Parlamentosu'nda Milli Ekonomi Modelini anlatmasının ardından, Rusya'nın önde gelen bilim ve siyaset adamları da model hakkındaki görüşlerini açıkladı. Duma'dan çarpıcı notlar.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof.Dr.Haydar Baş'ın Rusya Parlamentosu Duma'da Milli Ekonomi Modelini anlatmasının ardından, Rusya'nın önde gelen bilim ve siyaset adamları da söz alarak model hakkındaki görüşlerini açıkladı. İşte duma'daki tarihi oturumda yapılan konuşmalardan çarpıcı notlar.
"Bağımsızlığımızı ve güvenliğimizi teminat altına alan bir ekonomi modeli lazımdır. Öyle bir ekonomi olmalı ki, her Ruble adalet dağıtsın" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Danışmanı Prof. Dr. Andrev Korotkov şöyle konuştu.
Milli Ekonomi Modeli Rusya Devlet Başkanı'nın önünü açtı. 
Milli Ekonomi Modeli Rusya'nın iktisadi bağımsızlığını sağlıyor ve sürekli büyüme ile insana adaletli yaklaşmayı getiriyor. Bu modelin temelinde adalet yatmaktadır ki, bu da Ruslar için uygundur. Bu model sadece milli değil, uluslararası dahil tüm seviyelerde uygulanabilir. Milli Ekonomi Modeli Rusya'nın istediği kalkınmayı sağlamaktadır. Eski ekonomi modelleri ömrünü tamamlamıştır ve yeni bir ekonomi modeline ihtiyaç vardır; o da Milli Ekonomi Modeli'dir. Rusya olarak MEM ile başarıya ulaşacağız."
Rusya Devlet Başkanı Putin'in ekonomi kurmaylarından Rusya Bilimler Akademisi Üyesi 
Prof. Dr. Yuri Gavrilets de Duma'da konuşan isimler arasındaydı. 
Gavrilets, şunları söyledi: 
"Milli Ekonomi Modeli olmadan Rusya'nın karşılaştığı meseleleri esenlikle halletmek mümkün değildi. Prof. Dr. Haydar Baş'nın kitabındaki fikirler pozitif karakterli fikirlerdir ve 'ne yapmalı' sorusuna cevap vermektedir. Bu kitabın esas mahiyeti çok terkipli, düzenli bir istikameti bize göstermesidir. Milli Ekonomi Modeli bize toplumun hangi istikamette ileriye gitmesi gerektiğini işaret etmektedir. Model bir istikamet göstermektedir. Ekonomik meseleleri normalde 'derhal, hemen yani zuhur etiğinde' halletmek çok zordur ancak Milli Ekonomi Modeli aynı zamanda matematiksel bir model olduğu için gelecekteki sorunları da halledecek bir nitelik taşımaktadır. 
Profesör Baş'ın modelde dile getirdiği "ihtiyaçlar sınırlıdır, kaynaklar sınırsızdır" ilkesi son derece önemli ve iktisadi sorunların çözümünde esas noktayı teşkil ediyor.
Bugün ihtiyaç olarak görülen pek çok şey doğal olmayan ihtiyaçlardır. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin en esas özelliklerden birisi de, insanlara yeni bir istikamet veriyor olmasıdır. Milli Ekonomi Modeli'nin uygulandığı ülkelerde insan başka bir insan olmaktadır. İnsanın değişmesi eğitim ve terbiye vasıtasıyla mümkündür. Milli Ekonomi Modeli bunu da temin etmektedir. Biz bunun matematiksel modelini de kurma imkânına sahibiz ve bu matematiksel model bu eğitimin nasıl hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu model sadece Türkiye için değildir, bütün ülkeler içindir. Biz de bu modelin tüm yönleriyle ve boyutlarıyla Rusya'da hayata geçirilmesi için çalışacağız." 
Prof. Dr. Valery Lebedev de Duma'daki tarihi milli ekonomi modeli oturumuna katılan rus uzmanlar arasındaydı.
Lebedev şöyle konuştu.
"Ben dünyanın bir numaralı iktisat matematikçisiyim. Bu konuyu bizden iyi bilen yoktur. Milli Ekonomi Modeli'ni kongrelerde çok okudum. Bu tezde, esrarengiz kodlar var. Her okuyuşta yeni bir kod ile karşılaşıyorum. Modelde, meseleleri çözen, problemleri halleden pek çok kod saklıdır. Üstelik sadece bugüne değil, geleceğe de ışık tutan kodlar var. Rusya'nın buna ihtiyacı var. Ben, modelin bu yönüne hayranım" 
Prof. Dr. Victor Volkonsky de Duma'da milli ekonomi modelini değerlendirdi.
İşte volkonski'nin açıklamaları.
"Rusya'da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş dinle ilmi barıştırdı. Baş'ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir.
Ben bu modeli uzun süredir biliyorum. Bu konuda birçok uluslarası kongreye katılarak görüşlerimi aktardım. Ben milli ekonomi modeli kitabını her okuduğumda yeni bir fikirle karşılaşıyorum. Bu model emperyalist güçlerin çıkarlarına darbe vuruyor. Bu modelde ülke kaynakları küresel güçler yerine milli devletlere ve vatandaşlarına aktarılıyor. Bu modelin ortaya çıktığı zamanda dünyada büyük değişiklikler oluyor. Yani dünya tek kutuplu olmaktan çıkıyor ve çok kutuplu hale geliyor.
Şimdi biz böyle bir durumda umuyoruz ki arttık bir zamanlar dogma olarak kabul edilen batı teorileri tartışmaya açılmıştır. Artık onlara bir çözüm yolu gibi bakılmamalıdır. Milli Ekonomi Modeli gibi alternatif modeller ortaya çıkmıştır. Şimdi biz Rusya olarak bunu çok iyi anlıyoruz. Biz petrolümüzü batıya satıyoruz karşılığında dolar alıyoruz. Bu ticaret şeklinde bir çok sorun ortaya çıkıyor. Biz bu manada düşünmek zorundayız. Kapitalizm yalnız batının menfaatlerini düşünerek ortaya çıkmıştır. Biz ortak menfaatlerimizi esas alan Milli Ekonomi Modeli etrafında biraraya gelmeliyiz."
Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Teorisi Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Xosrov Kerimov da rusya parlamentosunda konuşan isimlerden biriydi.
"Nobel ödüllü Stiglitz'in fikirlerinde Haydar Baş'ın tezine yakınlaşmaya başladıklarını görüyorum ama beni üzen bir mesele var. Hocamızın fikirlerinden istifade ediyorlar ama onun adını dile getirmiyorlar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın adını anmalarına egoizmleri engel oluyor. Ama bu uzun sürmeyecek ve hepsi itiraf edeceklerdir. Stiglitz AB ülkelerinde ortak para birimi Euro'ya geçişle başlayan bu krizi ülkelerin Ortak Merkez Bankası sebebiyle para basma yetkisini kaybetmelerine bağlamıştı. Bu görüşü Prof. Dr. Baş, AB ülkelerinin ortak para birimi Euro'ya geçtikleri gece, 2000 senesinde Almanya'da basın yoluyla açıklamıştı. Stiglitz'in 2012 senesindeki tespiti, 12 sene sonra Prof. Dr. Haydar Baş'tan kopya iledir. Milli Ekonomi Modeli'nde yeralan senyorajın devreye konması ve devletlerin bağımsız bir ekonomi için para basma haklarını ellerinde tutmak zorunda olmaları Milli Ekonomi Modeli'ne aittir. 
Ve yine ünlü para babası Soros, Birlik ülkelerinin krize girmeye başladığı zamana kadar "ortak para"yı desteklemiştir. Yani Soros ve Stiglitz, Euro'nun AB'nin sonu olduğunu görememiştir. Euro'nun bir başlangıç değil de son olduğunu vurgulayan sadece Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'tır." 
Rusya parlamentosu duma'da düzenlenen programın baş mimarlarından biri olan duma sosyal işler konseyi başkanı prof.dr. Vlademir lisiçkin ise oturumun kapanış konuşmasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı.
"Bu bir tarihi olaydır. Bugün büyük bir devlet olan Rusya parlamentosu Duma'da Haydar Baş'ın milli ekonomi modelini konuştuk.
2005 yılından itibaren biz bu modeli çeşitli ülkelerde düzenlenen kongrelerde bilim adamları arasında konuştuk.
Fakat bugün Rusya'nın en yüksek kanun verici organı olan Duma'da konuşuldu.
Bugün devlet Duma'sında temsil olunan bütün Rusya partileri buraya katıldılar. Jirinovski'nin başkanlık ettiği Liberal Demokrat Partisi, Vahit Rusya Partisi, Kominist Parti ve diğer partiler burada.
Bu model yalnız bilim adamları arasında değil Rusya'ya yön veren siyasetçiler arasında da müzakere edildi.
Biz bu modelin Türkiye parlamentosunda da konuşulmasını isterdik. Biz Rusya politikacıları olakrak, devlet Duma'sının üyeleri olarak Türkiye'ye gelip bu modeli Türk milletvekilleriyle müzakere etmek isterdik.
Bugünkü toplantı Haydar Baş'ın yeni bir zaferiydi.
Ben bugün sayın Baş'ın taraftarlarının tebrik ediyorum, kutluyorum. 
Sizler çok mutlu insanlarsınız çünkü Haydar Baş gibi büyük bir alimle, büyük bir siyaset adamıyla birliktesiniz.
Hepinizi tebrik ediyorum, kutluyorum.


Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof.Dr.Haydar Baş'ın Rusya Parlamentosu'nda Milli Ekonomi Modelini anlatmasının ardından, Rusya'nın önde gelen bilim ve siyaset adamları da model hakkındaki görüşlerini açıkladı. Duma'dan çarpıcı notlar.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof.Dr.Haydar Baş'ın Rusya Parlamentosu Duma'da Milli Ekonomi Modelini anlatmasının ardından, Rusya'nın önde gelen bilim ve siyaset adamları da söz alarak model hakkındaki görüşlerini açıkladı. İşte duma'daki tarihi oturumda yapılan konuşmalardan çarpıcı notlar.

"Bağımsızlığımızı ve güvenliğimizi teminat altına alan bir ekonomi modeli lazımdır. Öyle bir ekonomi olmalı ki, her Ruble adalet dağıtsın" diyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Danışmanı Prof. Dr. Andrev Korotkov şöyle konuştu.

Milli Ekonomi Modeli Rusya Devlet Başkanı'nın önünü açtı.
Milli Ekonomi Modeli Rusya'nın iktisadi bağımsızlığını sağlıyor ve sürekli büyüme ile insana adaletli yaklaşmayı getiriyor. Bu modelin temelinde adalet yatmaktadır ki, bu da Ruslar için uygundur. Bu model sadece milli değil, uluslararası dahil tüm seviyelerde uygulanabilir. Milli Ekonomi Modeli Rusya'nın istediği kalkınmayı sağlamaktadır. Eski ekonomi modelleri ömrünü tamamlamıştır ve yeni bir ekonomi modeline ihtiyaç vardır; o da Milli Ekonomi Modeli'dir. Rusya olarak MEM ile başarıya ulaşacağız."
Rusya Devlet Başkanı Putin'in ekonomi kurmaylarından Rusya Bilimler Akademisi Üyesi

Prof. Dr. Yuri Gavrilets de Duma'da konuşan isimler arasındaydı.

Gavrilets, şunları söyledi:

"Milli Ekonomi Modeli olmadan Rusya'nın karşılaştığı meseleleri esenlikle halletmek mümkün değildi. Prof. Dr. Haydar Baş'nın kitabındaki fikirler pozitif karakterli fikirlerdir ve 'ne yapmalı' sorusuna cevap vermektedir. Bu kitabın esas mahiyeti çok terkipli, düzenli bir istikameti bize göstermesidir. Milli Ekonomi Modeli bize toplumun hangi istikamette ileriye gitmesi gerektiğini işaret etmektedir. Model bir istikamet göstermektedir. Ekonomik meseleleri normalde 'derhal, hemen yani zuhur etiğinde' halletmek çok zordur ancak Milli Ekonomi Modeli aynı zamanda matematiksel bir model olduğu için gelecekteki sorunları da halledecek bir nitelik taşımaktadır.
Profesör Baş'ın modelde dile getirdiği "ihtiyaçlar sınırlıdır, kaynaklar sınırsızdır" ilkesi son derece önemli ve iktisadi sorunların çözümünde esas noktayı teşkil ediyor.
Bugün ihtiyaç olarak görülen pek çok şey doğal olmayan ihtiyaçlardır. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin en esas özelliklerden birisi de, insanlara yeni bir istikamet veriyor olmasıdır. Milli Ekonomi Modeli'nin uygulandığı ülkelerde insan başka bir insan olmaktadır. İnsanın değişmesi eğitim ve terbiye vasıtasıyla mümkündür. Milli Ekonomi Modeli bunu da temin etmektedir. Biz bunun matematiksel modelini de kurma imkânına sahibiz ve bu matematiksel model bu eğitimin nasıl hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu model sadece Türkiye için değildir, bütün ülkeler içindir. Biz de bu modelin tüm yönleriyle ve boyutlarıyla Rusya'da hayata geçirilmesi için çalışacağız."
Prof. Dr. Valery Lebedev de Duma'daki tarihi milli ekonomi modeli oturumuna katılan rus uzmanlar arasındaydı.

Lebedev şöyle konuştu.

"Ben dünyanın bir numaralı iktisat matematikçisiyim. Bu konuyu bizden iyi bilen yoktur. Milli Ekonomi Modeli'ni kongrelerde çok okudum. Bu tezde, esrarengiz kodlar var. Her okuyuşta yeni bir kod ile karşılaşıyorum. Modelde, meseleleri çözen, problemleri halleden pek çok kod saklıdır. Üstelik sadece bugüne değil, geleceğe de ışık tutan kodlar var. Rusya'nın buna ihtiyacı var. Ben, modelin bu yönüne hayranım"
Prof. Dr. Victor Volkonsky de Duma'da milli ekonomi modelini değerlendirdi.

İşte volkonski'nin açıklamaları.

"Rusya'da ilimle din her zaman çatıştı. Hiç barışmadı. Haydar Baş dinle ilmi barıştırdı. Baş'ın tezinin uygulanması ile topluma huzur gelir.
Ben bu modeli uzun süredir biliyorum. Bu konuda birçok uluslarası kongreye katılarak görüşlerimi aktardım. Ben milli ekonomi modeli kitabını her okuduğumda yeni bir fikirle karşılaşıyorum. Bu model emperyalist güçlerin çıkarlarına darbe vuruyor. Bu modelde ülke kaynakları küresel güçler yerine milli devletlere ve vatandaşlarına aktarılıyor. Bu modelin ortaya çıktığı zamanda dünyada büyük değişiklikler oluyor. Yani dünya tek kutuplu olmaktan çıkıyor ve çok kutuplu hale geliyor.
Şimdi biz böyle bir durumda umuyoruz ki arttık bir zamanlar dogma olarak kabul edilen batı teorileri tartışmaya açılmıştır. Artık onlara bir çözüm yolu gibi bakılmamalıdır. Milli Ekonomi Modeli gibi alternatif modeller ortaya çıkmıştır. Şimdi biz Rusya olarak bunu çok iyi anlıyoruz. Biz petrolümüzü batıya satıyoruz karşılığında dolar alıyoruz. Bu ticaret şeklinde bir çok sorun ortaya çıkıyor. Biz bu manada düşünmek zorundayız. Kapitalizm yalnız batının menfaatlerini düşünerek ortaya çıkmıştır. Biz ortak menfaatlerimizi esas alan Milli Ekonomi Modeli etrafında biraraya gelmeliyiz."
Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Teorisi Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Xosrov Kerimov da rusya parlamentosunda konuşan isimlerden biriydi.

"Nobel ödüllü Stiglitz'in fikirlerinde Haydar Baş'ın tezine yakınlaşmaya başladıklarını görüyorum ama beni üzen bir mesele var. Hocamızın fikirlerinden istifade ediyorlar ama onun adını dile getirmiyorlar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın adını anmalarına egoizmleri engel oluyor. Ama bu uzun sürmeyecek ve hepsi itiraf edeceklerdir. Stiglitz AB ülkelerinde ortak para birimi Euro'ya geçişle başlayan bu krizi ülkelerin Ortak Merkez Bankası sebebiyle para basma yetkisini kaybetmelerine bağlamıştı. Bu görüşü Prof. Dr. Baş, AB ülkelerinin ortak para birimi Euro'ya geçtikleri gece, 2000 senesinde Almanya'da basın yoluyla açıklamıştı. Stiglitz'in 2012 senesindeki tespiti, 12 sene sonra Prof. Dr. Haydar Baş'tan kopya iledir. Milli Ekonomi Modeli'nde yeralan senyorajın devreye konması ve devletlerin bağımsız bir ekonomi için para basma haklarını ellerinde tutmak zorunda olmaları Milli Ekonomi Modeli'ne aittir.
Ve yine ünlü para babası Soros, Birlik ülkelerinin krize girmeye başladığı zamana kadar "ortak para"yı desteklemiştir. Yani Soros ve Stiglitz, Euro'nun AB'nin sonu olduğunu görememiştir. Euro'nun bir başlangıç değil de son olduğunu vurgulayan sadece Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'tır."
Rusya parlamentosu duma'da düzenlenen programın baş mimarlarından biri olan duma sosyal işler konseyi başkanı prof.dr. Vlademir lisiçkin ise oturumun kapanış konuşmasında şu çarpıcı ifadeleri kullandı.

"Bu bir tarihi olaydır. Bugün büyük bir devlet olan Rusya parlamentosu Duma'da Haydar Baş'ın milli ekonomi modelini konuştuk.
2005 yılından itibaren biz bu modeli çeşitli ülkelerde düzenlenen kongrelerde bilim adamları arasında konuştuk.
Fakat bugün Rusya'nın en yüksek kanun verici organı olan Duma'da konuşuldu.
Bugün devlet Duma'sında temsil olunan bütün Rusya partileri buraya katıldılar. Jirinovski'nin başkanlık ettiği Liberal Demokrat Partisi, Vahit Rusya Partisi, Kominist Parti ve diğer partiler burada.
Bu model yalnız bilim adamları arasında değil Rusya'ya yön veren siyasetçiler arasında da müzakere edildi.
Biz bu modelin Türkiye parlamentosunda da konuşulmasını isterdik. Biz Rusya politikacıları olakrak, devlet Duma'sının üyeleri olarak Türkiye'ye gelip bu modeli Türk milletvekilleriyle müzakere etmek isterdik.
Bugünkü toplantı Haydar Baş'ın yeni bir zaferiydi.
Ben bugün sayın Baş'ın taraftarlarının tebrik ediyorum, kutluyorum.
Sizler çok mutlu insanlarsınız çünkü Haydar Baş gibi büyük bir alimle, büyük bir siyaset adamıyla birliktesiniz.
Hepinizi tebrik ediyorum, kutluyorum. (http://politikadunyasi.blogspot.com/)
02 Nis 2013
Admin · 167 görünüşler · Yorum bırakın